Altının ons fiyatı 4.291 doların altına inerek yılın en düşük seviyesine geriledi. Bu düşüş, ABD işgücü verilerinin beklentileri aşmasının ardından geldi. İstihdamdaki güçlü performans, faiz oranlarının uzun süre yüksek kalabileceği beklentisini artırarak tahvil getirilerini son iki haftanın en yüksek seviyesine çıkardı ve doların değer kazanmasına neden oldu.
İstihdam Verileri ve Piyasa Tepkisi
Mayıs ayında tarım dışı istihdam 172.000 artış gösterdi, bu rakam piyasanın beklediği 85.000’in belirgin bir şekilde üzerinde. Önceki ayın verisi de 115.000’den 179.000’e revize edildi. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun verilerine göre işsizlik oranı yüzde 4,3 olarak sabit kaldı. Güçlü istihdam artışı üst üste üçüncü ayda beklentileri aştı.
ABD’de beklenenden güçlü gelen istihdam verileri, piyasanın yakın vadede faiz indirimi beklentilerini zayıflatırken tahvil getirilerinin yükselmesine ve doların güç kazanmasına yol açtı.
Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, mevcut ekonomi görünümünün tam istihdama yakın olduğunu ve enflasyon baskısının para politikasının sıkılaşmasına yol açabileceğini ifade etti.
Bankalar Altın Tahminlerini Sürdürüyor
Wall Street’teki bankalar, sert satış dalgasına rağmen altın fiyatlarıyla ilgili iyimser beklentilerini korudu. Goldman Sachs, ilk faiz indirimi tahminini Haziran 2027’ye erteledi ama yine de altın fiyatı için 5.400 dolar hedefini sürdürdü. Diğer bankalar da benzer tahminlerde bulunarak, altındaki yapısal talep tabanına vurgu yaptılar.
Merkez Bankalarının Altın Talebi
Dünya Altın Konseyi raporlarına göre, merkez bankaları son üç yılda yılda ortalama 1.000 metrik ton üzerinde altın alımı gerçekleştirdi. Bu alımlar kayıtlardaki en uzun süreli alım serilerinden biri olarak görülüyor ve para politikasından bağımsız bir talep zemini oluşturmakta.
Kimi analistler, bu trendin altın üzerindeki uzun vadeli olumlu görünümü koruyabileceğini belirtiyor. Altın satış baskısının geçici olduğunu ve daha geniş makro ekonomik faktörlerin daha önemli olduğunu savunuyorlar.
Diğer Metal Fiyatlarındaki Baskı
Altındaki fiyat düşüşü, diğer metallerde de benzer bir etki yarattı. Gümüş fiyatları yüzde 6,8 oranında düşerken, platinyum ve paladyum yüzde 5,9 değer kaybetti. Analistler, bu düşüşlerin Fed politikalarına ilişkin beklentilerin yeniden gözden geçirilmesiyle bağlantılı olduğunu söylüyor.
Yılın başında 5.100 dolarla zirveye ulaşan altın, daha sonra yüzde 17’nin üzerinde bir gerileme kaydetti. Ekonomistler, jeopolitik gerginlikler ve enerji fiyatlarındaki artışların enflasyon tahminlerini daha da karmaşık hale getirdiğini belirtti. Şimdi ise piyasalar ABD’nin yeni enflasyon verilerine odaklanmış durumda, bu veriler Fed’in politika duruşunu nasıl etkileyeceğini ve altındaki dalgalanmanın geçici olup olmadığını belirleyecek.

