Mayıs ayında ABD’de tüketici fiyat endeksi yıllık olarak %4,2 artış göstererek, son yılların en hızlı yükselişini kaydetti. Bu veriler, Orta Doğu’daki tansiyonun enerji maliyetlerine olan etkisi sürerken açıklanarak, ABD Merkez Bankası’nın olası faiz kararları üzerindeki beklentilere yeni bir ağırlık kattı.
Enerji Sektöründeki Yükseliş
Son bir yıl içinde enerji sektöründe gözle görülür bir artış yaşandı. Benzin ve diğer yakıt maliyetlerindeki artış, Amerikan aile bütçelerine olan baskıyı artırdı. Analistler, bu enflasyonist trendin kısa vadede faiz indirimi ihtimalini daha da zayıflatabileceğini ifade ediyor.
ABD’de mayıs ayı enflasyonunun %4,2’ye çıkması, fiyat baskılarının beklenenden daha kalıcı olabileceğine işaret etti.
Enflasyon açıklamasının ardından dolar, büyük para birimleri karşısında zayıflayarak değer kaybetti. Ancak, dolar endeksi yakın zamanda gördüğü zirve seviyelerine oldukça yakın kaldı. Eylül ayı için öngörülen faiz artışları konusunda bazı belirsizlikler olsa da, ekim ayına kadar artış olma olasılığı hala kuvvetli.
Küresel Tansiyon ve Piyasa Tepkileri
ABD Başkanı Trump’ın İran hakkında yaptığı açıklamalar, iki ülke arasında gerilen ipleri daha da sıkılaştırdı. İran’ın nükleer anlaşma konusundaki tutumu ve ABD’nin bu konudaki uyarıları, enerji fiyatlarında tedirginliği artırarak küresel ekonomi üzerinde de etkili oldu.
Nomura G10 döviz stratejisi yöneticisi Dominic Bunning, piyasaların genel eğiliminin hâlâ bir tür anlaşmaya veya uzlaşmaya daha yakın olduğunu belirtti.
Japon yeni, dolar karşısında belirli bir seviye koruyarak yatay seyretti ve bu seviye piyasalar için müdahale eşiği olarak değerlendiriliyor. Japonya Merkez Bankası’nın yaklaşan toplantısı ve olası faiz artışları gündemi meşgul ederken, Kanada ve İngiltere para birimleri kısmen güçlendi.
Fed’in Kararları Mercek Altında
Tüm bu ekonomik gelişmeler, 16-17 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek olan ABD Merkez Bankası toplantısı öncesinde meydana geldi. Yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’ın bu toplantıda liderlik edeceği ve piyasaların merakla beklediği kararlar, küresel ekonomik dengeleri etkileyebilir.
Uzmanlar, Fed’in uzun vadeli faiz politikalarının enflasyona karşı alacağı tavrı şekillendireceği öngörüsünde bulunuyor. Geçmişte de sıkı para politikası uygulamalarıyla bilinen yönetici Warsh, mevcut ekonomik koşullara dikkatle yaklaşıyor.
Morgan Stanley ve J.P. Morgan gibi finansal kuruluşlar, yeni başkanın göreve başlamasıyla politika değişiklikleri beklentisinin sınırlı kalabileceğine ve gelecekteki faiz kararlarının çeşitli ekonomik veriler doğrultusunda şekilleneceğine dikkat çekiyor.

