ABD’de tüketici güveni son yılların en düşük seviyelerine inerken, hisse senedi piyasaları bu duruma tam tersi bir şekilde en üst noktalara ulaşmaya devam ediyor. Glassnode araştırması, tüketici beklentilerindeki düşüşe rağmen yatırımcıların nakit pozisyonlarından çıkarak hisse senetleri, yapay zeka temalı varlıklar ve emtialara doğru yöneldiğini ortaya koyuyor.
Bitcoin’in Sermaye Akımındaki Rolü
Ne var ki, bu sermaye akışı Bitcoin için aynı şekilde fayda sağlamıyor. Riskli varlıklara olan talep artarken, Bitcoin ilgi çekmekte geri kalıyor. Glassnode’a göre sermaye daha çok geleneksel riskli varlıklar ve yapay zeka konularına yoğunlaşmış durumda, bu yüzden BTC’nin bu tablodaki yeri sınırlı kalıyor.
ABD spot Bitcoin ETF’leri de bu durumu destekler nitelikte. Son dönemde ETF’lerde 390 milyon dolarlık bir net çıkış yaşanması dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. Özellikle Fidelity’nin FBTC fonundan büyük bir çekilme gerçekleşti.
Goldman Sachs ve Fed Faiz Politikası
Makroekonomik bağlamda, Goldman Sachs’ten yapılan değerlendirmeler ise farklı bir perspektif sunuyor. Kurum, piyasaların Fed’in faiz artırımlarına yönelik beklentilerinin fazla şahin olduğunu ifade ediyor.
Goldman Sachs Başekonomisti Jan Hatzius, ekonomik göstergelere dayanarak Federal Açık Piyasa Komitesi’nin eylül ayında faiz artırmasının “çok düşük ihtimal” olduğunu dile getirdi.
Ekonomideki mevcut durumun enflasyonun düşük seyredeceğini gösterdiğini belirten Hatzius, daha fazla iyileşme bekliyor. Bu perspektifte, piyasalarda faiz artırım beklentisi önemli ölçüde gerilemiş durumda.
Önceleri aralık ayına kadar bir faiz artışı beklentisi bulunurken, şimdi bu tahminler daha ileri tarihlere, Ocak 2027’ye, ertelenmiş görünüyor. Bu ekonomik ve finansal ortamda Bitcoin’e olan talep düşüşte kalırken, diğer riskli varlıklar ve yapay zeka ile ilgili yatırımlar ilgi görmeye devam ediyor.

