World Liberty Financial (WLFI), merkeziyetsiz finans ve stablecoin alanında öne çıkan ve Donald Trump’ın desteğini arkasına alan bir kripto para projesi olarak dikkat çekiyor. Son dönemde, yönetim token‘larının kilitlenme politikalarında değişiklik önerisiyle gündeme gelen şirket, hem sürdürülebilirlik hem de şeffaflık ilkelerine vurgu yapıyor.
Yönetim Token’ları İçin Yeni Planlar
Yeni plan, toplam 62 milyar adet WLFI yönetim token’ı için mevcut olan sınırsız kilitleme politikası yerine, “sabit vadeli açılım” olarak tanımlanan bir modelin uygulanmasını öngörüyor. Buna göre, ekip üyeleri, kurucular ve stratejik ortaklar, ilk iki yıl boyunca token’larına erişemeyecek. İki yıllık bu sürecin ardından, üç yıl süreyle kademeli olarak token’ları serbest bırakılacak. Beşinci yılın sonunda ise token’lar tamamen dağıtılmış olacak.
Ayrıca içeriden kişilere yönelik uygulanacak olan bu modele, toplamda 4,5 milyar token yakılması zorunluluğu da dahil.
Teklif metnine göre, içeriden kişiler token açılımını kabul etmek isterse, toplamda 4,5 milyar WLFI’yi yakmak zorunda kalacak ve ellerindeki token’lar iki yıl boyunca dokunulmadan kalacak.
Teklifi kabul etmeyenlerin token’ları ise mevcut şartlarla kilitli kalacak.
Oylama Süreci ve Şartları
Bu değişikliklerin hayata geçirilebilmesi için, en az 1 milyar WLFI token’ı ile toplantı yeter sayısına ulaşılması ve yatırımcıların çoğunluğunun onayı gerekiyor. Oylama süresi toplam yedi gün olarak belirlendi. Fonksiyonun aktif hale gelmesi sonrasında, yeni programa katılmak isteyenlerin on günü olacak.
WLFI token’ı, Eylül 2025’te piyasaya sürüldü ve kripto para piyasalarında 0,082 dolar seviyesinde işlem görüyor. Bu rakam, token’ın daha önce gördüğü 0,33 dolarlık zirvenin oldukça altında, yüzde 75,1’lik bir düşüşü gösteriyor.
Ekosistem Genişletme Çalışmaları ve Gündemdeki Plemik
WLFI ekibi, ekosistemi büyütme ve platform fonksiyonlarını çeşitlendirme çalışmaları kapsamında USD1 adındaki stablecoin’in çoklu ağlarda hizmete alınmasını ve çeşitli yeni özelliklerin eklenmesini gündeme getirdi. Ancak bu gelişmelerin yanı sıra, Tron‘un kurucusu Justin Sun ile yaşanan tartışmalar da projenin gündemini meşgul etti.
Justin Sun, WLFI akıllı sözleşmesinde bildirilmeyen bir kara liste fonksiyonunun bulunduğunu iddia etti ve cüzdanların dondurulabileceği veya varlıklara el konabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Yaşadığı mağduriyeti de belirterek, bu olayın ardından tartışma yasal bir zemine taşındı.
WLFI liderliği ise bu suçlamaları reddederek, Justin Sun’ın kendi uygunsuz işlemlerini gizlemek amacıyla bu iddiaları ortaya attığını belirtti ve olayın adli süreçle çözüleceğini duyurdu. Bu durum, WLFI topluluğunda yoğun tartışmalara yol açtı.

