U.S. Bank, ABD ve Avrupa’daki şubeleri arasında ilk canlı stablecoin pilot uygulamasını Stellar blokzinciri üzerinde gerçekleştirdi. Bu girişim, finans sektöründe açık blokzincir altyapılarının etkinliğini göstermeyi amaçlıyor.
Stellar ile Entegrasyon ve Risk Yönetimi
Büyük bankalar, genellikle açık ağlara mesafeli yaklaşıyor, ancak U.S. Bank, teknolojiyi kullanarak bu engeli aşmayı hedefledi. Bankanın dijital varlıklar birimi sorumlusu Jamie Walker, sistemin kurum içi risk yönetimi ile tamamen entegre çalıştığını belirtti.
USBDC kodundaki dondurma ve geri alma işlevleriyle yanlış gönderilen fonlar kısa sürede dondurulabiliyor veya geri çekilebiliyor.
Jamie Walker, bu yapının açık ağlar üzerinde uyumlu işlem yapabilme imkanı sağladığını vurguladı.
Kurumsal Kullanıma Odaklanma
U.S. Bank CEO’su Gunjan Kedia, pilot uygulamayı başarılı bulduğunu ve bu sistemin, bankalara düşük maliyetle kıtalar arası transfer yapma imkanı vereceğini söyledi. Bu teknoloji, geleneksel yapıların ve uzun mutabakat sürelerinin önemini azaltabilir.
İlk etapta USBDC, bankanın iç operasyonları için kapalı bir araç olarak kullanılacak ve geniş kitlelere açılmayacak. Sistem, sınırlı sayıdaki kurumsal cüzdan vasıtası ile çalışacak, ancak yüksek işlem hacmi sunabilecek.
Stellar ağı, açık kaynaklı yapısı ve sınır ötesi ödemelere odaklanması nedeniyle tercih edildi. Stellar’ın teknik alt yapısı, bankanın kurumsal kullanım ihtiyaçlarına yanıt veriyor.
Bu model, kullanıcı sayısını sınırlı tutarken, yüksek işlem kapasitesi sunarak özellikle bankanın iç birimlerini hedefliyor.
Denelle Dixon, U.S. Bank’ın pilot çalışmasını, Stellar’ın açık mimarisinin nasıl güvenli sınır ötesi işlemler sağladığının önemli bir örneği olarak değerlendirdi.
Rakiplerin Önüne Geçme Çabası
U.S. Bank bu adımı, rakiplere karşı stratejik bir avantaj sağlamak amacıyla atıyor. Diğer büyük bankaların bankalar arası token planlarını 2027 yılında uygulamaya koyması beklenirken, U.S. Bank mevcut sistemi halka açık bir blokzincirde test ederek öne geçmiş bulunuyor.

