Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), Project Agorá ile tokenize toptan sınır ötesi ödeme testlerinde hatırı sayılır bir ilerleme kaydetti. Temmuz 2026’da gerçekleştirilen deneyde, 28 finans kurumu ve merkez bankası tokenize merkez bankası rezervleri ve ticari banka mevduatları kullanarak ödemeler gerçekleştirdi.
Diversifikasyon ve Takas Prosedürleri
Test esnasında altı farklı para birimi kullanıldı. İsviçre frangı, euro, İngiliz sterlini, Japon yeni, Güney Kore wonu ve ABD doları gibi çeşitli para birimlerinde yapılan ödemeler, çok yönlülüğün ve çeşitliliğin önemini gösterdi. İşlemler, 80 saniye gibi kısa bir sürede tamamlanarak tokenize sistemlerin hızlı ve şeffaf işlem yapma kapasitesini gözler önüne serdi.
Test çalışmaları sırasında JPMorgan Chase, Citi, UBS ve Deutsche Bank gibi önemli finans kurumları, Bank of England ve İsviçre Merkez Bankası gibi merkez bankaları projeye katıldı. Blok zincir altyapısı Kaleido tarafından sağlanırken, testlerin operasyonlarını SIX gerçekleştirdi.
BIS, temmuz ayındaki denemenin yalnızca simülasyon düzeyini aşarak gerçek işlemlerle teknolojinin geçerliliğini ispatladığını dile getirdi.
Gelişimin Bir Sonraki Aşaması
Project Agorá, BIS ve Uluslararası Finans Enstitüsü IIF işbirliğinde yürütülen bir inisiyatif. Çalışma tokenizasyonun sınır ötesi ödemelerdeki etkinliğini artırmayı amaçlıyor. Mayıs 2026’da başlayan kavramsal süreç, tokenize ticari banka mevduatlarının merkezi rezervlerle entegre edilebileceğini gösterdi.
Son deneme, bu yapının gerçekten de değerli işlemlerle uyum içinde çalıştığını ortaya çıkarttı. ISO 20022 mesajlaşma standartlarıyla tam uyum sağlanarak, finansal iletişim için yaygın formatlar kullanıldı. Bu, sınır ötesi işlemlerde evrensel bir dil oluşturma konusunda önemli bir adım oldu.
Yeni Dönem İçin Hazırlıklar
Günümüzde sınır ötesi ödemeler ağırlıklı olarak muhabir bankalar aracılığıyla gerçekleşiyor. Bu yöntem, işlemleri yavaş ve maliyetli bir hale getiriyor. Project Agorá’nın açık kaynaklı ve programlanabilir platformu, tüm işlemlerin ya tam anlamıyla ya da hiç gerçekleşmemesi üzerine kurulu atomik uzlaştırma yöntemini benimsiyor. Akıllı sözleşmeler, uyum koşullarının otomasyonu için kritik hale gelebilir.
Project Agorá henüz bir ödeme ağı değil; daha çok sınır ötesi ödemelerde tokenize paranın kullanımını inceleyen bir araştırma çalışması olarak işlev görüyor.
BIS, gelecekte yapılacak daha kapsamlı testlerle birlikte özel sektör katılımının genişletilmesini ve hukuki düzenlemelerin araştırılmasını planlıyor. Bu adımlar, uluslararası ödemelerde dijital para birimlerinin güvenli ve etkili biçimde kullanılıp kullanılmayacağını ortaya koyacak. Yeni sistemlerin mevcut bankacılık yapılarına entegre olup olamayacağı da bu süreçte değerlendirilmesi gereken bir diğer önemli nokta olacak.

