Dünya Altın Konseyi’nin yayınladığı 2026 yılına yönelik Merkez Bankaları Altın Rezervleri Araştırması, merkez bankalarının altına olan ilgisinin artmaya devam ettiğini gözler önüne seriyor. Araştırmaya katılan merkez bankalarının %45’i gelecek 12 ay içinde altın rezervlerini artırmayı düşündüğünü belirtti. Bu oran, araştırmanın başlangıcından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumda ve 2020 yılında kaydedilen oranı ikiye katlamış görünüyor.
Jeopolitik Riskler ve Altın Tercihi
Bu araştırma, 5 Şubat ile 19 Mayıs arasında gerçekleştirildi ve toplam 76 katılımcının görüşü alındı. Orta Doğu’daki çatışmaların tırmanmasının ardından katılımcıların büyük kısmının yanıt verdiği rapor, merkez bankalarının jeopolitik riskleri nasıl değerlendirdiğine dair bilgiler sunuyor. Katılımcıların %89’u, küresel altın rezervlerinin önümüzdeki yıl boyunca artmaya devam edeceğini tahmin ediyor.
Katılımcıların %89’u, küresel altın rezervlerinin önümüzdeki bir yılda artacağını öngörüyor.
Dolar ve Altının Rezervlerdeki Yeri
Merkez bankalarının altına yönelik bakış açısı da değişiyor. Altının kriz dönemlerindeki performansına dikkat çeken rezerv yöneticileri, altını önemli bir varlık olarak değerlendirmekte. Katılımcıların %90’ı, altını böyle dönemlerde güçlü bir seçenek olarak görüyor. Raporda ayrıca, ABD dolarına olan güvenin azaldığı belirtiliyor. Katılımcıların %74’ü, doların rezervlerdeki payının azalma eğiliminde olduğunu ifade ediyor.
Katılımcıların %74’ü, doların rezerv payının önümüzdeki beş yılda azalacağını düşünüyor.
Bitcoin ve Altın: Karşılaştırmalı Bir Bakış
Bitcoin‘in “dijital altın” anlatısı, merkez bankalarında henüz yeterince yankı bulmuş değil. Katılımcıların sadece %1’i altın rezervlerini azaltmayı düşünürken, Bitcoin’e yönelik benzer bir önem atfedilmiyor. Yıl içinde yapılan bazı açıklamalarda bu durum gündeme gelmişti. Örneğin, Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio, Bitcoin’in beklenen koruma işlevini yerine getirmediğini savunmuştu.
Öte yandan, Strategy Yönetim Kurulu Başkanı Michael Saylor, Bitcoin’i dijital sermaye olarak yorumlayarak, bunun şeffaf yapısının avantajlarına dikkat çekmişti. Bu tartışmalar, önümüzdeki dönemlerde altın ve dijital varlıklar arasındaki kıyaslamaların devam edeceğine işaret ediyor.

