Kripto para piyasası, uzun süredir devam eden düşüş trendi ve genel olumsuz ekonomik koşullar nedeniyle ivme kaybetmeye devam ediyor. Bu süreçten merkeziyetsiz finans (DeFi) sektörü de ciddi şekilde etkileniyor. En son veriler, hacimlerin uzun süredir görülmeyen düşük seviyelere gerilediğini ve bunun yatırımcılar için uyarı niteliğinde olduğunu gösteriyor.
DeFi Hacimlerindeki Keskin Düşüş
Merkeziyetsiz borsaların spot işlem hacmi, Mart ayında 155 milyar dolara kadar düşüş gösterdi. Artemis’in sağladığı bilgiler doğrultusunda, Eylül 2024’ten bu yana görülen en düşük seviyelere ulaşıldı ve bu durum, geçmişteki yükseliş trendinin tamamen sona erdiğini gözler önüne seriyor.
Hyperliquid
, emtia vadeli işlemleriyle sistemini ayakta tutmayı başardı ve HYPE Coin fiyatında önemli bir artış yaşandı. Ancak, DeFi piyasasının genelinde protokollerin işlem hacimleri ve buna bağlı gelirleri büyük oranda düşerek, birçok protokol için sürdürülebilirliği tehlikeye soktu.
DeFi Altcoinlerinde Risk
Hyperliquid (HYPE) protokolü, hacmi yılın ilk aylarına göre azalsa da diğerlerinden farklı olarak hala direnç göstermeye devam ediyor. HYPE Coin, 35 dolar desteğinin üzerinde stabil kalmayı başarırken, toplam kilitli değer (TVL) ise büyümeye devam ediyor.
Diğer taraftan, Aerodrome (AERO) protokolü, Mart ayında hacimlerin zayıfladığını ve TVL’nin önemli bir düşüş yaşadığını gözlemliyor. AERO verileri, hacimlerin zayıf kalmasına rağmen protokolün ayakta kalma olasılığını artıran bir eğilim gösteriyor.
Aster platformu ise, popülerliğini geçen yıl kazanmışken, Mart ayında inanılmaz bir hacim düşüşü yaşıyor. Toplam kilitli değer 1 milyar doların altına inerken, platformdaki varlıklar hızla çekiliyor ve önümüzdeki günlerde büyük bir token serbest bırakımı bekleniyor. Bu, Aster yatırımcıları için daha fazla zorluk anlamına gelebilir.
Kripto para piyasasında iyileşmelerin yakın zamanda gerçekleşeceğini düşünmeyenler için DeFi varlıklarının yeniden değerlendirilmesi önem kazanıyor. Hacimleri ve TVL’i düşüşte olan altcoinler tespit edilerek, portföy stratejileri bu değerlendirmeler doğrultusunda güncellenebilir. Bu dönemin bir dip noktası olabileceği gibi, küresel ekonomideki belirsizliklerin etkisiyle zorluklar daha da derinleşebilir.

