DeFi alanında faaliyet gösteren Hyperliquid, Washington’da merkezi olan ve 1 milyon HYPE token ile fonlanan yeni bir merkez kurdu. Yaklaşık 28 milyon dolar değerindeki bu fon, dijital varlıkların düzenlenmesi için kalıcı ve kurumsal bir temsil sağlamayı amaçlıyor. Merkezin başında, Capitol Hill’de kripto stratejiler üzerine uzun yıllar deneyim sahibi olan avukat Jake Chervinsky bulunuyor.
Perpetual Vadeli İşlemler ve Düzenleme
Yeni kurulan politika merkezi, DeFi protokollerinde kullanılan perpetual türev ürünlerin ABD’deki yasal durumunu netleştirmeyi hedefliyor. Son otuz gün içinde 256 milyar dolarlık işlem gerçekleştiren bir protokol, yaklaşık 5 milyar dolarlık açık pozisyona sahip. Ancak, türev ürünlerin özellikleri mevcut yasalarca tam olarak tanımlanmış değil. ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu, belirli platformlara yaptırımlar uygularken, sektörde yasal netlik ihtiyacı gittikçe büyüyor.
ABD’de Kripto Yasaları ve Gelişmeler
Hazine Bakanı Scott Bessent, Kongre’den 2026 baharına kadar kapsamlı bir kripto yasa çıkmasını beklediklerini belirtti.
2025’te Temsilciler Meclisi’nden geçen CLARITY Act, dijital emtia platformları için bazı düzenlemeler getirse de türev ürünleri dışarıda bırakıyor. Bu da türev işlemlerle ilgili kongrede devam eden tartışmaları körüklüyor. Aynı dönemde yürürlüğe giren GENIUS Act ise sabitkoinlerin düzenlenmesi üzerine odaklanıyor.
ABD’de 2025 yılında dijital varlıklar için yapılan lobi harcamaları yüzde 66 artışla 40,6 milyon dolara ulaştı. Bu miktar geleneksel finansal kuruluşların harcamalarının ardından ikinci sırada yer alıyor. Hyperliquid’in politika merkezine tahsis ettiği 28 milyon dolar, bu alanda benzersiz bir miktar olarak dikkat çekiyor.
Öte yandan, DeFi Education Fund ve Ethereum Protocol Advocacy Alliance gibi yapılar da politika alanında etkinlik gösteriyor. Bu kurumlar, düzenleme konularında kurumsallaşmış ve 501(c)(4) statüsüne sahip.
Stratejik Politika Yaklaşımları
DeFi platformları, artık sadece piyasa ve kullanıcı deneyimi üzerinden değil, aynı zamanda politika ve düzenleyici stratejiler üzerinde de rekabet ediyor. ABD’de yürürlükte olan yasa tasarıları, türev işlemlerini açıkça dışlar durumda ve bu, ülkede KYC ve şeffaflık gibi standartlara uyma baskısını artırıyor.
Gelecek için üç farklı senaryo öne çıkıyor. Bunların ilki, hızlı bir düzenleme sürecinin yanı sıra ABD merkezli arayüzlerin uyumluluğu; ikincisi, düzenleyici baskıların artması ve kullanıcıların başka ülkelere yönelimi; üçüncü senaryo ise, yasaların tıkanması ve yurt dışı platformların ağırlık kazanmasıdır.
Kripto dünyasında, uzun süre devam eden “düzenlemeden kaçış” yaklaşımı, yerini kurumsal lobi çalışmaları ve yasa yapıcılarla ilişkilerin önem kazandığı bir döneme bırakmakta. Hyperliquid’in yeni politika merkezi, sektördeki bu değişimleri ve yeni düzene adaptasyon çabalarını temsil ediyor.

