Goldman Sachs, ilerleyen yıllarda yapay zeka odaklı yatırımların ciddi bir ivme kazanacağını belirtti. Tahminlere göre büyük bulut servis sağlayıcıları ve altyapı şirketleri, 2026 yılı itibarıyla faaliyetlerinden elde ettikleri nakit akışının neredeyse tamamını bu yatırımlara ayırabilir.
Yatırımlarda Artış Sürüyor
Son yıllarda altyapı kapasitesi, ağ donanımları ve yapay zeka ekipmanlarına yapılan harcamalar dikkat çekici bir artış gösteriyor. Goldman Sachs, bu eğilimin 2000’li yılların başında yaşanan teknoloji harcamalarına benzer bir şekilde büyüdüğünü not etti.
Goldman Sachs verileri hiperskaler şirketlerin, 2026 yılında nakit akışlarının %98’ini sermaye harcamalarına ayıracağını öngörüyor. Bu oran, dot com döneminin zirve noktasıyla kıyaslanabilir bir seviye.
Kurumun sağladığı verilere göre, geçmişte telecom firmaları altyapı genişletme döneminde %120’lik bir sermaye harcaması oranına ulaşmıştı. Teknoloji, medya ve telekomünikasyon sektörlerinde ise %95’lik bir zirve kaydedildi.
Getiri ve Sürdürülebilirlik
Yapay zeka işlem gücüne olan talep, güncel yatırım döngüsünü güçlü bir şekilde etkilemeye devam ediyor. Şirketler, büyük veri merkezleri oluştururken, bu merkezleri genişletmek adına bolca GPU ve ağ ekipmanları almaya devam ediyorlar.
Goldman Sachs gelecek yıllarda teknoloji devlerinin yapacakları sermaye harcamalarının 920 milyar dolara ulaşabileceğini öngörüyor. Agresif senaryolarda bu rakamın 1,4 trilyon dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor, bu da önemli bir artışı işaret ediyor.
Artan altyapı yatırımlarıyla beraber, firmalar yapay zeka harcamalarının getirileri hakkında daha derinlemesine analizler yapıyorlar.
Bazı firmalar, yapay zeka yatırımlarının sağladığı geri dönüşlerin yeterli olup olmadığını değerlendirirken, altyapı maliyetlerinin getirdiği baskılara karşı gelirlerini artırma gayreti içinde. Model geliştiricileri arasındaki rekabet, karlılık üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabilecek dinamikler arasında yer alıyor.
Tarihsel verilere göre hiperskaler şirketlerin, ortalama değerlere önemli ölçüde yaklaştığı ve neredeyse tam kapasite harcama oranlarına ulaşmak üzere olduğu görülüyor. Bu durum, nakit akışlarının neredeyse tamamının yeni projelere ayrılabileceğine işaret ediyor.

