New York Güney Bölgesi Savcılığı, FTX’in eski CEO’su Sam Bankman-Fried’in yeniden yargılanma isteğine karşı yanıt vererek, iddiaların yetersiz olduğunu ileri sürdü. Bankman-Fried, kendi hazırladığı belgelerle mahkemeye yaptığı başvuruda, yeni delil sunumu ve siyasi baskı olduğuna dair gerekçelerini dile getiriyor.
Deliller ve Tanıklar
Bankman-Fried, bazı eski FTX yöneticilerinin ifadelerinin yeni delil sayılması gerektiğini savundu. Ancak, savcılık söz konusu ifadelerin zaten önceden bilindiğini ve 2023 yılı içindeki yargılamadan önce erişilmiş olduğunu açıkladı. Ceza hukukuna göre yeni delil kriterlerini bu ifadelerin karşılamadığını vurguladı.
Eski CEO ayrıca, yeni beyanlarla FTX’in iflas etmediğini ve müşterilerin zararlarının karşılandığını ispatlayabileceğini öne sürdü. Ancak, savcılık bu durumun dolandırıcılık suçlamasını etkilemeyeceğini belirtti.
Müşteri fonlarının kötüye kullanılması suçun gerçekleşmesi için yeterli.
Siyasi Baskı ve Af İddiaları
Bankman-Fried, yargılanma sürecinde siyasi baskıya maruz kaldığını da iddia etti. Ancak savcılık, bu iddianın tutarsız olduğunu ifade etti ve Bankman-Fried’in her iki siyasi partiye de bağış yaptığını hatırlattı. Siyasi baskı iddiası delillerle desteklenmediği için geçerli görülmedi.
Bu arada, ABD eski Başkanı Donald Trump’ın Bankman-Fried için af çıkarmayı düşünmediği, bu tür bir affın ise kripto sektörüne verdiği destekle çelişmeyeceğine dikkat çekildi.
Hukuki Süreçte Farklı Yollar
Bankman-Fried, yeniden yargılanma talebini bireysel bir başvuruyla sürdürüyor. Ancak bu süreç, avukatlarının temyiz başvurusundan bağımsız olarak ilerliyor. Temyiz başvurusu, mahkemedeki olası hukuki hataların incelenmesini içerdiğinden daha güçlü bir zemine dayanabilir.
Sam Bankman-Fried şu anda 25 yıl hapis cezası çekiyor ve davası kripto para sektörü üzerinde büyük bir etki yaratıyor. Bu süreç, kripto dünyasındaki birçok önemli davayla benzerlik gösteriyor ve hukuk dünyasının karmaşıklığıyla dolu bir tablo ortaya koyuyor.

