Son dönemde merkeziyetsiz finans (DeFi) alanında stabilcoin işlemleri ve gerçek varlıkların tokenlaştırılması büyük bir ivme kazanmış durumda. Visa’nın verilerine göre, küresel stabilcoin işlem hacmi 2023 yılına kıyasla 3,5 trilyon dolardan 5,5 trilyon dolara yükseldi. Bu büyüme, stabilcoinlerin artık sadece dar bir kullanıcı kitlesiyle sınırlı kalmayıp, kripto ekosisteminde merkezi bir rol üstlendiğini gösteriyor.
Melez TVL
DeFi platformlarının performans değerlendirilmesinde yaygın olarak kullanılan Toplam Kilitli Değer (TVL) metriği, geçmişte zincir üstüne aktarılan varlıkları basit bir biçimde izlemek için tercih edildi. Ancak bu metrik, protokollere yatırılan sermayenin ne kadar güvenli bir ortamda saklandığını göstermediği için eleştirilerle karşı karşıya kalıyor. Güvenlik açıkları ya da merkezi yönetişim yapıları, yüksek TVL’ye sahip olsa da, içerideki varlıkların risk altında olmasına neden olabiliyor.
Özellikle çeşitli protokollerde gerçekleşen hack vakaları, TVL’nin bir anda sıfırlanabileceği gerçeğini ortaya koydu. Örnek olarak, Ronin köprüsünde meydana gelen saldırı sonrası sistemde yer alan 1,2 milyar dolarlık sermaye hızla 15 milyon doların altına düştü.
Değişen Ölçüm Kriterleri
DeFi’nin yaygınlaşması ve daha fazla finansal kurumla entegrasyonunun gerçekleşmesiyle, risklerin daha belirgin bir şekilde izlenmesi gerektiği fikri ön plana çıkıyor. Artık sektörde, sadece sisteme ne kadar varlık girdiğine değil, aynı zamanda bu varlıkların ne kadarının korunma altında olduğuna da vurgu yapılıyor.
Bu bağlamda Korunan Toplam Değer (Total Value Covered – TVC) kavramı gündeme geliyor. TVC, açık bir şekilde belirlenmiş risk transfer mekanizmalarıyla korunan sermaye miktarını ölçüyor ve böylece yatırımcılar, toplam varlıktan ziyade güvenlik önlemleriyle desteklenmiş kısmı değerlendirebiliyor.
TVC, ciddi sermaye yöneticilerinin bir protokole aktaracağı tutarı değerlendirirken, sadece piyasada ne kadar varlık bulunduğuna değil, aynı zamanda bu varlığın olumsuz senaryolara karşı ne kadar koruma altında olduğuna bakmasını kolaylaştırabilir.
Gelecekteki Beklentiler
Mevcut durumda pek çok DeFi protokolü, sistemdeki depozito miktarını arttırmaya odaklanıyor. Ancak odağın TVL’den TVC’ye kayması durumunda, protokollerin güvenilirliğini ve risk yönetim kapasitesini artıracak yatırımların ön plana çıkması muhtemel. Böyle bir değişim, en çok varlığı çeken platformlar yerine, en çok varlığı koruyabilen platformlar arasında rekabetin yaşanmasına yol açabilir.
Bu değişim, DeFi’nin, hem kurumsal hem de bireysel kullanıcılar için daha güvenli ve cazip bir alternatif olabilmesi adına büyük önem taşıyor. Gelecekte performans değerlendirmelerinde, yalnızca sermaye birikimi değil, risklere karşı ne kadar koruma sağladığı da önemli bir kriter haline gelebilir.

