BonkDAO hazinesinden 20 milyon dolarlık tokenin çekilmesi, merkeziyetsiz yönetişimin yasal boyutlarını tartışmaya açtı. Ripple‘ın eski CTO’su David Schwartz, bu işlemin teknik açıdan sistem kurallarına uygun olmasının, katılımcıları sorumluluktan muaf tutmayabileceğini belirtti.
Token Çekim Süreci ve Yöntemi
BonkDAO hazinesinin büyük bir kısmının çekilmesi, Realms platformundaki bir teklif üzerinden gerçekleştirildi. BIP #76 teklifine dayanarak, 4,42 trilyon BONK tokeninin bir adrese aktarılması planlandı. Çekim sürecinde smart contract yani akıllı sözleşmelere herhangi bir müdahale yapılmadı ve işlemler ağın doğal oylama mekanizması üzerinden yürütüldü.
Kaydedilen bilgilere göre, işlem öncesinde cüzdan, Binance ve Bybit üzerinden BONK toplam arzının yaklaşık yüzde 1’ini elde etti. Oylama süresince, bu varlıklar bir cüzdana aktarılarak oy gücü neredeyse tamamen bu cüzdanda toplandı ve oylama sonucu bu şekilde yönlendirildi.
David Schwartz’ın Hukuki Değerlendirmesi
Schwartz, “kod ne diyorsa o” anlayışının her zaman yeterli olmayabileceğini ifade ediyor. Bu tür bir çekimin sadece zincir üstü kurallara uyumlu olmasının yetmediği, ekonomik zararın ve katılımcı sorumluluğunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini savundu.
David Schwartz, “Akıllı sözleşmelere uygunluk meşruiyet getirmiyor, bu toplumun ortak hazinesinden yapılmış bir işlem kurumsal dolandırıcılık olabilir,” dedi.
DAO’nun resmi bir tüzel kişiliğe sahip olmaması, katılımcıların teamül hukuku çerçevesinde genel ortaklık olarak değerlendirilebileceğini ortaya koyuyor. Bu durumda, ortak hesap sahipleri arasında bir güven ilişkisi ihlali söz konusu olabilir.
Schwartz yineleyerek, “Mahkemeler meme coin olup olmadığına değil, neden olunan zarara odaklanıyor. Hukuk sistemi böyle durumlar için özel bir ayrım yapmıyor,” dedi.
BonkDAO’nun Adımları ve Soruşturma
BonkDAO temsilcileri, olayla ilgili kolluk kuvvetlerine bilgi verdiklerini açıkladılar. Proje ekibi, Solana Foundation ve diğer borsalarla beraber çekilen varlıkların izlenmesi için kapsamlı çalışmalar sürdürüyor.
Bu olay, merkeziyetsiz finans alanındaki hukuki belirsizlikleri aydınlatabilecek önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor. Blokzincir teknolojisinin ise, işlemleri şeffaf biçimde kaydederek bu tür olayların ortaya çıkmasını nasıl engelleyeceği konusundaki tartışmalar devam ediyor.

