Bitcoin fiyatlarındaki son düşüş, kripto para piyasasında önemli bir satış baskısı yarattı. Kısa vadeli yatırımcılar ve madencilerin eşzamanlı satış yapması, piyasada nadir görülen bir durumu ortaya çıkardı. Bununla birlikte, bu yoğun arz, büyük yatırımcılar tarafından hızla karşılanarak, piyasanın dengelenmesine katkı sağladı.
Eş Zamanlı Satışların Etkileri
Şubat ayı başında Bitcoin’in 60 bin dolar seviyelerine gerilemesiyle, özellikle kısa vadeli yatırımcılar ve madenciler aktif satışa geçti. Bu süreçte, Madenci Pozisyon Endeksi 2,95’e çıkarak, bu yatırımcı gruplarının zorunlu satış yaptıklarını gösterdi. Kısa vadeli yatırımcılar, 92 bin dolar civarında alım pozisyonu tutarken, bu seviyenin altında kalan fiyatlar zararla satışa yönelmelerine neden oldu. Bu durum, STH SOPR verisinin 0,977 değerini göstermesiyle desteklendi.
Büyük Yatırımcıların Stratejileri
Yoğun satışlar sırasında, 100 ila 1.000 Bitcoin arası bakiyeye sahip cüzdanlar, toplam alışların %77’sini oluşturdu. Uzun vadeli yatırımcılar da toplam sermayelerine 5,68 milyar dolarlık ekleme yaparak, bu eğilimin bir parçası oldular. Bu yatırımcı kitlesi, Bitcoin fiyatının 69 bin dolar civarında kalmasına ve borsalarda daha fazla düşüş yaşanmamasına katkıda bulundu.
Madencilik Sürecinde Zorluklar
Kısa vadeli satışların sona ermiş olmasına rağmen, madenciler üzerindeki baskı devam ediyor. Madenci Pozisyon Endeksi’nin -1,31’e gerilemesi, satış baskısının azalmasına işaret etse de, madenci gelirlerinin eski seviyelerine tam olarak dönmediği gözlemleniyor. Hashrate başı kazanç, yıllık ortalamaların altında kalmaya devam ediyor ve bu, madencilerin ekonomik kırılganlıklarını artırıyor.
Aynı zamanda, kısa vadeli yatırımcıların maliyetinin 91.855 dolar civarına oturması, fiyat bu seviyenin altında kaldığı sürece zararına satışların sona ermeyeceğini gösteriyor. Bu dönemde piyasa, iki taraflı satış dalgasının büyük ölçüde uzun vadeli yatırımcılar ve balinaların koordineli alımları sayesinde emildiğine dair sinyaller veriyor.
Bu satın alma trendi, arz şoku yaşanma ihtimalini artırsa da, tüm belirsizliklerin giderildiği anlamına gelmiyor. Madenci gelirlerinin düşük kalmayı sürdürmesi ve yeni yatırımcıların büyük bir kısmının kâr bölgesinin dışında oluşu, piyasadaki mevcut durumun kısa vadede çok fazla yukarı yönlü bir hareket beklemediğine işaret ediyor.
Piyasa dinamiklerinin yeniden dengelenmesi ve talebin artırılması gerektiği sıkça vurgulanıyor.

