Bitcoin, 9 Haziran itibarıyla 61.100 dolar seviyesinde işlem görmekte olup, bir haftada %10 oranında değer kaybına uğradı. ABD kaynaklı Bitcoin ETF’lerinden yoğun sermaye çıkışı ve büyük cüzdanların satışları, fiyat üzerindeki baskının sürdüğünü göstermektedir. Piyasa yapıcı Wintermute, bu durumun bireysel değil, kurumsal yatırımcıların pozisyonlarını azaltmalarından kaynaklandığını ifade etti.
ETF Çıkışları ve Piyasa Etkileri
Wintermute’un verileri, ABD spot Bitcoin ETF’lerinin mayıs ayı sonu itibarıyla bugüne kadarki en uzun çıkış serisine sahne olduğunu ortaya koydu. 30 Mayıs’a kadar gerçekleştirilen net çıkışların toplamı yaklaşık 2,97 milyar dolara ulaştı. Şirket, piyasada fon akışlarının fiyat yönünü belirlediğini belirttiği verilerde dayanacak yeterli desteğin kalmadığını vurguladı.
Wintermute, önceki destek zayıfladığı için piyasada dayanılabilecek sınırlı alan kaldığını, bu aşamada yönü esas olarak fon akışlarının belirlediğini aktardı.
Uzmanlar, Bitcoin’in teknik seviyeler yerine özellikle ETF hareketlerine ve likidite koşullarına bağlı olarak daha dikkatli izlendiğini vurguladı. Bitcoin fiyatlamasında, önceden belirlenmiş güçlü bir destek bölgesinin olmaması, yatırımcıları dışsal etkenlere daha duyarlı hale getirmiş bulunuyor.
Yatırımcı Tepkileri ve Makroekonomik Etkiler
Changpeng Zhao, yatırımcıları panikten kaçınmaya ve piyasanın doğasına uygun bir şekilde ölçülü davranmaya çağırdı. Zhao’nun açıklamaları, türev piyasalarındaki duyarlılığın zayıfladığı ve yatırımcıların güven arayışına girdiği bir döneme denk geldi.
Changpeng Zhao, geri çekilmenin kalıcı bir bozulmaya işaret etmeyebileceğini vurgulayarak, Bitcoin için paniğe gerek olmadığını belirtti.
Santiment verileri, yatırımcılar arasında farklı bir davranış sergilendiğini gösteriyor. Küçük yatırımcılar varlıklarını artırırken, büyük cüzdan sahipleri Bitcoin miktarını düşürdü. Bu durum, Bitcoin’in piyasadaki dalgalanmalara duyarlılığını artırmakta ve yatırımcıların farklı stratejiler benimsemesine yol açmaktadır.
Makroekonomik göstergeler de piyasa üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Tarım dışı istihdam verileri beklenenin üzerinde gerçekleşmiş, bu durum tahvil getirilerini destekleyerek faiz indirimi beklentilerini zayıflatmıştır. Tüm bu etmenler, piyasadaki belirsizliğin artmasına neden olmaktadır.

