Glassnode’un paylaştığı en son verilere göre, Bitcoin arzının yaklaşık %9,6’sı kuantum bilgi işlem gelişmeleri nedeniyle güvenlik riski taşıyor. Bu risk, teknik gerekçelerle kamu anahtarlarının aleni hale gelmesinden kaynaklanıyor.
Kapsamda Yer Alan Bitcoin’ler
Risk altındaki yaklaşık 1,92 milyon Bitcoin, Satoshi Nakamoto’nun ilk yıllarda kullandığı adreslerle ilişkilendirilmiş durumda. Pay-to-Public-Key (P2PK), eski tip Pay-to-Multisig (P2MS) ve Pay-to-Taproot (P2TR) adresleri bu gruba dahil ediliyor.
Satoshi’ye ait olduğu düşünülen cüzdanlarda 1,1 milyon, eski dönem Bitcoin adreslerinde 620.000 ve Taproot adreslerinde de 200.000 Bitcoin’in bulunması dikkat çekiyor.
“Analizlerimiz, Bitcoin’in kuantum bilgi işlem saldırılarına karşı daha dayanıklı hale gelmesi için yeni ödeme sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini gösteriyor.”
Kuantum Riskine Karşı Dayanıklılık
Toplam arzın %69,8’i olan 13,99 milyon Bitcoin, şu an için kuantum tehditlerine karşı daha sağlam kabul ediliyor. Fakat, 4,12 milyon Bitcoin’in, adres yönetimi hataları ve standart dışı kullanımlar nedeniyle “operasyonel açıdan güvensiz” sınıfında olduğu belirtiliyor.
Büyük şirket ve kurumsal cüzdanlarda da önemli miktarda riskli Bitcoin bulunsa da, kullanıcıların çoğunluğunun güvenli adresleri kullandığı gözlemleniyor.
Kurumlar ve Borsaların Durumu
Kurumlar arasında Franklin Templeton, WisdomTree ve Robinhood’un Bitcoin’leri tamamen, Revolut’un %99’u ve Grayscale’in %52’si riskli adreslerde yer alıyor. Fidelity ise yalnızca %2’lik bir risk içeriyor.
Kripto para borsalarında ise Coinbase’deki Bitcoin’lerin sadece %5’i risk altındayken, Binance’da bu oran %85’e kadar çıkıyor. Bitfinex’in Bitcoin’lerinin çoğu da riskli kategoride yer alıyor.
Gelecek İçin Güvenlik Önlemleri
Uzmanlar, adreslerin güvenli standartlara taşınması ve geleceğe yönelik güçlü planlamalar yapılmasını öneriyor. Bu adımlar sayesinde Bitcoin, kuantum bilgisayarların yaratabileceği tehditlerden daha iyi korunabilir.
Glassnode, büyük risklerin ortaya çıkması için Bitcoin’in şifreleme algoritmasında devrim niteliğinde bir kırılma olması gerektiğini ve bunun da çok sayıda mantıksal kübit ve milyarlarca kuantum kapısı gerektirdiğini belirtiyor.

