Glassnode’un son verileri, Bitcoin dünyasına dair önemli bir detayı gözler önüne seriyor. Zincir üzerinde, dolaşımdaki 6 milyondan fazla Bitcoin’in artık açık anahtarların arkasında tutulduğu görülüyor. Bu rakam, tüm dolaşımdaki Bitcoin arzının %31,2’sine ederken, piyasadaki güvenliği ve görünürlüğü artırıyor.
Açık anahtarlardaki artış dikkat çekiyor
Glassnode’un kurucu ortağı Rafael Schultze-Kraft, mayıs ayından bu yana açık anahtarlar arkasında tutulan Bitcoin miktarının 222 bin BTC arttığını belirtmişti. Bu dönemde toplam Bitcoin arzının sadece 64 bin BTC artış göstermesi, borsaların bu süreçte büyük rol oynadığını kanıtlıyor. Borsalardan 123 bin BTC’lik bir artışla, görünür açık anahtarlar arkasında toplamda 1,79 milyon BTC bulunuyor.
Kurumlar arasındaki bu dağılım önem arz etmekte. Coinbase‘de görünür pay %10 iken, Binance‘de %83’e kadar çıkıyor. Fidelity’nin 375 bin BTC tutmasına rağmen bu miktarın sadece %2’si açık anahtarlar arkasında tutuluyor. Grayscale %49, Revolut %99 ve Robinhood %100 açık anahtar kullanımı ile dikkat çekiyor.
Rafael Schultze Kraft, söz konusu artışı doğrularken, Bitcoin arzındaki toplam artışın 64 bin BTC ile sınırlı kaldığını aktardı.
Görünürlük artışı güvenlik endişesi yaratmıyor
Bu veriler, adres kullanım biçimlerini ölçerken, hemen bir güvenlik açığı anlamına gelmiyor. Bitcoin veya Ethereum cüzdan anahtarlarına karşı bilinen bir saldırı yöntemi şu ana kadar bulunmuş değil. Açık anahtarlar, adreslerin tekrar kullanımına bağlı olarak görünür oluyor ve bazı Bitcoin çıktılarında bu anahtarlar doğrudan zincirde yer buluyor.
Kuantum bilgisayarlar ya da matematiksel bir gelişmenin teorik olarak özel anahtarları türetebileceği değerlendirilse de bu risk henüz reel anlamda mevcut değil.
Justin Drake’den erken hazırlık çağrısı
Ethereum araştırmacısı Justin Drake, yapay zekanın kuantum bilgisayarlar öncesinde bir tür kısayol bularak cüzdan kriptografisini çözebileceğini öne sürüyor ve sektörü “sığınak modu” adını verdiği bir hazırlık sürecine çağırıyor.
Justin Drake, bu hazırlığın yapay zekanın beklenmeden önce önemli bir risk oluşturabileceği gerçeği üzerine temellendiğini belirtiyor.
Mevcut verilere göre, amacı zincir üstündeki söz konusu artışı izlemek olan bu ölçüm yöntemi, devletlerin Bitcoin varlıklarında bir risk tespit etmiyor. Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve El Salvador gibi ülkeler, Bitcoin bakiyelerinin özel anahtar maruziyetinde sorun yaşamıyor.

