Avrupa’da dijital finans alanında önemli bir adım atan Qivalis, euroya dayalı bir stablecoin geliştiriyor. Amsterdam merkezli girişim, bu hedefe ulaşmak için Avrupa genelindeki 37 büyük bankanın desteğini almış durumda. Bu iş birliği, kıta genelinde euro bazlı dijital paranın kullanımını artırmayı ve küresel dijital finans sahasında yeni bir dönemi başlatmayı hedefliyor.
MiCAR Uyumlu Proje
Qivalis tarafından geliştirilen stablecoin, her bir jetonun gerçek euro rezerviyle bire bir karşılandığı bir sistem sunuyor. Bu yaklaşım, hem güvenli hem de şeffaf bir dijital işlem alternatifi sağlamayı hedefliyor. Avrupa Birliği’nin MiCAR yönetmeliği çerçevesinde geliştirilen bu stablecoin, yasal uyumluluğu ve finansal şeffaflığı öncelik haline getiriyor.
Financial Times
Qivalis projesi, BNP Paribas, ING, UniCredit, ABN AMRO, Intesa Sanpaolo ve Rabobank gibi önde gelen bankaların doğrudan desteğiyle daha da güçleniyor. İlk etapta 12 banka ile başlayan bu girişim, zamanla birçok önemli finans kuruluşunu bünyesinde topladı.
Bankacılık Sektörünün Dönüşümü
Projenin genişlemesi, Avrupa’daki bankacılık sektörünün dijital varlıklara ve blockchain teknolojilerine olan ilgisinin arttığını gösteriyor. Bu durum, Qivalis’i kıta üzerindeki en fazla banka desteğine sahip stablecoin projelerinden biri haline getiriyor.
Dijital paranın dayandığı rezervler, nakit ve yüksek likit varlıklardan oluşacak ve regülasyona tabi saklama kurumlarınca yönetilecek. Bu sayede kullanıcı güveninin artırılması bekleniyor.
Platform ve Gelecek Planları
Qivalis platformu, kullanıcıların varlıkları karşılığında dijital token almasına olanak tanırken, elde ettikleri stablecoin’i gerçek değeri üzerinden geri iade edebilecek bir yapı ile tasarlanıyor. Bu süreç, kara para aklama ile mücadele ve işlem denetimi için gereken tüm prosedürlerle uyumlu olacak şekilde dizayn ediliyor.
Blockchain üzerinde izlenebilir olan işlemler, akıllı sözleşmeler aracılığıyla yönetilecek ve böylece şeffaflık artırılacak. Ayrıca, geleneksel aracı kurumlara olan ihtiyacın azalması sağlanacak. Projenin 2026 yılının ikinci yarısında tam olarak faaliyete geçmesi planlanıyor.
Euro odaklı bu stablecoin girişimi, uzmanlar tarafından Avrupa’daki dijital ödeme alışkanlıklarını değiştirebilecek bir potansiyele sahip olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda ABD dolarına olan bağımlılığın azalmasına da katkıda bulunabileceği öngörülüyor.

