Avrupa’daki finans ve tokenizasyon odaklı kurumlar, Avrupa Birliği’nin planladığı tokenleştirilmiş finansal araçlara dair 100 milyar avroluk sınırın ya tamamen kaldırılmasını ya da en az 500 milyar avroya yükseltilmesini istiyor. Sektör temsilcilerine göre, mevcut taslak Avrupa’nın büyüme hedefleriyle örtüşmüyor.
Teklifin Yetersizliği
Sektör temsilcileri, yasa koyuculara 7 Eylül’de bir mektup göndererek, üst sınır uygulanacaksa bile 500 milyar avronun minimum eşik olarak kabul edilmesini önerdi. Bu talep, Nasdaq, Boerse Stuttgart Group ve Securitize gibi büyük kurumların da desteğini aldı.
İmzacı kurumlar, Avrupa’da 350 milyar avro ölçeğine ulaşan projeler bulunduğunu ve 100 milyar avroluk tavanın bu projelerin büyüme hedeflerine ulaşmasına engel teşkil edebileceğini belirtti.
Sektör liderleri, önerilen sınırın işlem hacminden ziyade DLT altyapısına kabul edilen finansal araçların piyasa değerine uygulanmasından dolayı küresel piyasa büyüklüğüyle kıyaslandığında oldukça yetersiz kaldığını ifade etti.
ABD ile Rekabet
Mektup, ABD’deki daha esnek yapıya dikkat çekiyor. ABD’de baskın bir takas platformunun, herhangi bir hacim sınırı olmaksızın tokenizasyon yapabildiğine ve bu durumun çok daha geniş bir varlık evrenini kapsayabildiğine dikkat çekildi.
Avrupa Komisyonu, mevcut 6 milyar avroluk sınırın DLT Pilot Rejimi kapsamında 100 milyar avroya çıkarılmasını öneriyor. Bu paket, blokzincir tabanlı finansal araçların test edilmesine yönelik değişiklikleri içeriyor.
2023’te uygulamaya konan bu blokzincir rejimi, finansal kuruluşların hisse senedi ve tahvil gibi varlıkların daha esnek şartlar altında alım satımını ve takasını sağlamaya yönelik bir test ortamı sunuyor.
Süregelen Sektör Baskısı
Son dönemde artan talep, sektörün uzun zamandır devam ettirdiği baskının bir parçası. Nisan ayında, 39 finans kuruluşu limitin 150 milyar avroya kadar çıkarılmasını istemişti.
Nisan ayında yapılan talepte, ilgili varlık türlerinin kapsamının genişletilmesi ve lisans sürelerinin kaldırılması da dile getirildi.
Şubat’ta, Securitize ve Boerse Stuttgart gibi şirketler, mevcut sınırların Avrupa’daki piyasaların büyümesini engellediğini savundu. Sektör, likiditenin ABD gibi daha esnek piyasalara kayabileceği uyarısında bulundu.

