Arbitrum topluluğu, geçtiğimiz ay Kuzey Kore bağlantılı bir saldırıyla dondurulan 71 milyon dolar değerindeki ether varlıklarının serbest bırakılmasına onay verdi. Arbitrum, Ethereum tabanlı bir ikinci katman çözümü olarak, merkeziyetçi olmayan yönetişim modeli ile tanınmaktadır.
Arbitrum’daki Yönetişim Kararı
Hong Kong saatiyle cuma günü tamamlanan zincir üstü oylamada, katılımcıların yüzde 90’ından fazlası, saldırının ardından dondurulan 30.765 ETH’nin serbest bırakılması yönünde olumlu oy kullandı. Bu fonlar, Aave platformu üzerinden saldırganlar tarafından çekilmiş ve ardından Arbitrum Güvenlik Konseyi tarafından dondurulmuştu. Sınır ötesi bir çaba olan bu işlem, sektördeki kullanıcıların zararlarının tazmini için önemli bir adımdır.
New York’ta Devam Eden Hukuki Mücadele
Bu arada, serbest bırakılacak olan bu varlıklar, şu anda New York Manhattan’daki federal mahkemede süren hukuki bir tartışmanın da merkezinde yer alıyor. Avukat Charles Gerstein, Kuzey Kore’ye yönelik 877 milyon dolarlık bir terörizm tazminatını elinde bulunduran aileler adına Arbitrum DAO’ya, bu fonların Kuzey Kore’ye ait olduğunu iddia ederek bir kısıtlama bildirimi sundu.
Aave platformu, bu kısıtlama kararına karşı çıktı ve varlıkların masum kullanıcılara ait olduğunu belirten bir açıklama yaptı. Platform, uzun süren süreçlerin merkeziyetsiz finans piyasalarında likidite sorunlarına neden olabileceği konusunda uyarıda bulundu.
“Finansal kriz sırasında bankaları kurtarmak zorunda kalmıştık. Şimdi ise bir ekosistem olarak kendi kendimizi kurtaracak şekilde bir araya geldik,” ifadelerini kullandı.
Arbitrum’daki yönetişim oyu, fonların hemen aktarılacağı anlamına gelmiyor. Yönetişim süreci gereği, karar en az sekiz gün sonra uygulanabilecek. Bu süre zarfında, mahkemenin müdahale etme imkanı bulunmaktadır.
Vakfın önerisi, Offchain Labs, Güvenlik Konseyi üyeleri ile yönetişim delegelerini, fonların dondurulması ya da serbest bırakılması nedeniyle olası yasal taleplerden koruma sağlamayı vurguluyor. Bu durum, oylama sonrası oluşabilecek risklerin ciddiyetini gözler önüne seriyor.
Aave Labs’in Hukuk ve Politika Yöneticisi Linda Jeng tarafından Miami’de vurgulanan bu olay, platformun risk değerlendirme yaklaşımını değiştirmesine neden oldu. Jeng, önceden yalnızca finansal göstergeleri içeren teminat kriterlerinin, gelecekte siber güvenlik, teknik altyapı ve birlikte çalışabilirlik gibi daha geniş kapsamlı unsurları da kapsayacağını ifade etti.
Jeng’in belirttiği üzere, merkezi finans sistemlerinden farklı olarak bu merkeziyetsiz protokoller, krizleri aşmak için sektör içi bir dayanışma sergilemeyi hedeflemektedir. New York’taki davanın nasıl sonuçlanacağı ilerleyen günlerde daha da önem kazanacaktır.

