Wall Street’in önde gelen bankaları, ABD Merkez Bankası’ndan (Fed) bankalara daha esnek bir denetim yaklaşımının uzun vadeli bir temele oturması için yasal bir garanti sağlamasını istiyor. Büyük finans kuruluşlarının bu isteği, yeni denetim sisteminin sağlam bir hukuki altyapıya dayandırılması gerektiğini vurguluyor.
Denetim Sisteminde Esneklik Arayışı
Fed, geçmişte bankalara yönelik sıkı denetimler uyguluyordu. Ancak, Donald Trump döneminde bu denetimler hafifletildi. Bugün bankalar, bu esnekliğin kalıcı hale gelmesini arzuluyor. MRA olarak bilinen “denetim mektubu” süreçleri bu değişikliklerin merkezinde yer alıyor. MRA, bankalara gönderilen, tespiti yapılan risklerle ilgili uyarıları içeren resmi belgelerdir.
Columbia Üniversitesi öğretim üyesi Todd Baker, bankacılık denetiminde bir kültürel değişim hedeflendiğini ve bu değişimle banka yönetimlerinin denetim süreçlerine daha aktif katılım sağlamalarının hedeflendiğini vurguladı.
Bankalar, daha net bir hukuki çerçeve talep ederek yıllar boyunca sürecek planlamalar yapmak istiyor. Ayrıca, Fed’in denetçileri üzerinde değişim baskısı oluşturuyorlar. Buna karşılık, Fed’in gözetimden sorumlu başkan yardımcısı Michelle Bowman, denetçilerin detaylarla uğraşmasının sistemde gereksiz yük yarattığını ifade ediyor.
Personelde Azalma ve Denetim Değişiklikleri
Denetim sistemindeki yumuşama, sadece mektuplarla sınırlı kalmadı. Fed’in denetim sayısını ve kapsamını azalttığı gözlemleniyor. Ayrıca, Michelle Bowman, denetim çalışanlarının sayısında yüzde 30’luk küçülmeye gidileceğini duyurdu. Bu adımlar, kurum içerisindeki tecrübeli personelin istifasına yol açtı.
Beyaz Saray yetkilileri, bu düzenlemelerin kredi verme kapasitesini ve ekonomiyi olumlu etkileyeceğini öne sürüyor. Fed’in başkanlığına Kevin Warsh’ın atanmasıyla birlikte, bankacılık sektöründe daha yumuşak bir denetim yaklaşımının hızlanması bekleniyor.
Siyasi Çatışmalar ve Muhalefet
Demokrat Parti, bu gevşetmelerin finansal sistemin güvenliğini tehlikeye atacağını ileri sürüyor. Sektör temsilcileri, Demokratların 2028 seçimleri kazanması durumunda sıkı kontrol rejiminin tekrar gündeme gelebileceği endişesini taşıyor.
Todd Baker, Trump yönetimi döneminde düzenleyici geçişlerin daha kutuplaşmış bir hal aldığına dikkat çekiyor. Hukukçular ise Fed yaklaşımının yasal bir kural haline getirilmesi ile gelecekte değiştirilmesinin zorluğuna işaret ediyor. Kurul kararları genelde oy birliği ile alınsa da, Demokrat üyelerin reformlara karşı çıkma olasılığı büyük.
Bağımsızlık Üzerine Vurgular
Kevin Warsh’ın atanması sırasında, Donald Trump, onun tamamen bağımsız bir şekilde hareket etmesini istediğini belirtti. Bu açıklama, Fed’in yönetimi üzerindeki siyasi etkilerin konuşulduğu bir dönemde dikkat çekti.

