Bitcoin‘in yükselme döngülerinde dikkate değer bir sermaye verimliliği düşüşü gözlemleniyor. Geçmiş yıllarda daha az sermaye girişiyle büyük fiyat artışlarına neden olan Bitcoin, günümüzde daha yüksek sermaye akışıyla daha sınırlı getiri sağlıyor.
Sermaye Girişlerinin Etkisi
2022’den itibaren başlayan süreçte, Bitcoin’e 697 milyar dolar yeni sermaye girişi oldu ve %689’luk bir artış elde edildi. Oysa 2011’de, 2,8 milyar dolarlık bir giriş %55.000’lik bir yükselişe yol açmıştı. Diğer döngülerde de benzer şekilde sermaye girişlerinin yüzdesel getirisi giderek azaldı.
CryptoQuant verileri, Bitcoin’in büyüdükçe her yeni yükseliş için çok daha fazla sermayeye ihtiyaç duyduğunu ve buna rağmen yüzdesel getirinin kademeli olarak düştüğünü ortaya koyuyor.
Gerçekleşmiş piyasa değeri gibi ölçütler kullanılarak, zincir üstü analizler Bitcoin’in daha fazla sermaye gereksinimi duyduğunu gösteriyor. Her bir Bitcoin, en son hareket ettiği andaki fiyatıyla değerlenerek daha doğru bir sermaye akışı analizi sunuluyor.
Daha Fazla Sermaye İhtiyacı
2011’de Bitcoin’in fiyatını ikiye katlamak için 5 milyon dolar yeterli olurken, mevcut döngüde 101 milyar dolar gerekiyor. Bitcoin’in piyasa büyüklüğü arttıkça, yüzdesel hareketler doğal olarak zorlaşıyor.
CryptoQuant kurucusu Ki Young Ju, Bitcoin’in makro varlık olarak kabul görmesi gerektiğini belirtirken, büyük bir yükseliş için sermaye akışının ve kurumsal benimsenmenin önemli olduğunu dile getiriyor.
Ki Young Ju, yeni ve güçlü bir yükseliş için Bitcoin’in 1 trilyon doların üzerinde taze sermayeyi sindirebilmesi gerektiğini, bunun da kurumsal benimsenmenin bugünkü seviyenin ötesine taşınmasına bağlı olduğunu vurguluyor.
Kurumsal Sermaye Akışı
Son dönemde ABD’de spot Bitcoin ETF’lerinden rekor çıkışlar görüldü. Bu durum, beklenen kurumsal derinliğe henüz ulaşılamadığını düşündürüyor. Piyasa, daha fazla kurumsal katılıma ihtiyaç duyuyor.
Bitcoin’in, altının 27 trilyon dolarlık piyasa değeriyle karşılaştırılması, potansiyel büyüklüğünü kavramayı kolaylaştırıyor. Ancak bu kapsamda gereken sermaye girişinin trilyonlara ulaşacağı vurgulanıyor.
Bu tablo karşısında bazı analistler, büyüyen piyasalarda doğal sermaye gereksinimlerinin arttığını ve dolayısıyla yüzdesel getirilerin düşmesinin normal olduğunu belirtiyor. Kurumsal sermaye girişinin kesin olmadığını da ekliyorlar.

