Amerika Birleşik Devletleri, Intel’e yaptığı dev yatırım sayesinde önemli bir kazanç sağladı. Bu yatırımın etkisi, Intel’in çeyrek raporunda beklentilerin üstünde gelir ve kâr açıklamasıyla daha da belirgin hale geldi. Intel hisselerinde bu raporun ardından görülen %22 oranındaki değer artışı, şirketin piyasa değeri üzerinde olumlu bir etki yaptı.
ABD’nin Teşvik Politikası ve Hisseler
Bu başarı, ABD hükümetinin Trump yönetimi döneminde hayata geçirilen CHIPS Yasası çerçevesinde Intel’e verdiği büyük teşviklerle doğrudan bağlantılı. Bu teşvikler; 8,9 milyar dolar değerinde maddi destek ve Secure Enclave fonunun 433,3 milyon hisseye dönüştürülmesini içeriyor. Hisseler satın alındığında 20,47 dolardan işlem görüyordu ve bu gelişme, kamu adına şirkette %9,9 gibi hatırı sayılır bir pay oluşturdu. Cuma günü hisse değerleri 81,80 dolara yaklaşarak, hükümetin yatırımlarının değerini ciddi oranda artırdı.
ABD’nin bir diğer önemli stratejisi ise, hisse başına 20 dolar ödeyerek ekstra %5’lik bir pay alma hakkı oldu. Bu opsiyonlar, şu an için büyük kazanç potansiyeline sahip olarak değerlendiriliyor.
Intel’de Beklenmedik Büyüme
Intel’in hisselerindeki artış, olumlu çeyrek sonuçlarıyla paralel gelişti. Şirketin gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre %7 oranında artarak 13,6 milyar dolara çıktı; bu, piyasanın 12,4 milyar dolarlık beklentisini aştı. Hisse başına kâr beklentilerin üzerine çıkarak 0,29 dolar olarak açıklandı. Beklentiler zarar yönündeydi ve bu sürpriz kâr, piyasada olumlu bir hava estirdi.
Firma özellikle Veri Merkezi ve Yapay Zekâ bölümlerinde ciddi bir büyüme gösterdi. %22’lik artışla gelirlerini 5,1 milyar dolara çıkaran bu bölümler, yapay zekâ ve altyapı yatırımlarındaki ivme ile desteklendi.
CEO Lip-Bu Tan, yapay zekâ tabanlı hesaplama gücünün artan CPU ihtiyacını tetiklediğine, veri işleme ve aracılı görevlerin bu talebi artırdığına dikkat çekti.
Gelecek Beklentileri
İleriye yönelik olarak, Intel yönetimi ikinci çeyrek gelir beklentisini 13,8 ile 14,8 milyar dolar arasında açıkladı. Şirketin devam etmekte olan büyüme ivmesi, hem yatırımcılar hem de büyük hisse sahibi ABD hükümeti tarafından dikkatle izleniyor.

