Son dönemde Bitcoin fiyatlarında yaşanan düşüş, kripto para piyasasındaki satış baskısını artırdı. Kısa vadeli yatırımcılar ve madenciler, piyasanın zayıf ellerini elerken yoğun bir satış dalgası başlattı. Bu durum, Bitcoin fiyatlarının nasıl dengeleneceği noktasında dikkatleri çekti. Özellikle büyük yatırımcıların piyasadaki arzı hızla emmesi, kısa vadeli düşüş senaryolarını bir nebze olsun sınırladı.
Eşzamanlı Satışlarla Zayıf Ellerin Elenmesi
Şubat başında, Bitcoin fiyatı 60 bin dolar seviyelerine gerileyince kısa vadeli yatırımcılar ve madenciler yoğun şekilde satışa yöneldi. Madenci Pozisyon Endeksi’nin 2,95’e çıkması, bu dönemin satış zorunluluklarının arttığını gösterdi. Kısa vadeli yatırımcıların ortalama alım maliyetinin 92 bin doların üzerinde olması ve fiyatların bu seviyenin altında kalması, birçok yatırımcının zarar ederek çıkmasına neden oldu. STH SOPR verisi de bu zararların büyüklüğünü kanıtladı.
Büyük Yatırımcıların ve Uzun Vadeli Holder’ların Etkisi
Piyasadaki bu satış dalgası, 100 ile 1.000 Bitcoin arasında bulunan cüzdanlar tarafından hızla emildi. Bu dönemde uzun vadeli yatırımcılar, toplam yatırımlarına 5,68 milyar dolar ekledi. Bitcoin fiyatı 69 bin dolar civarında sabitlenirken, uzun vadeli yatırımcılar paralarını artırmaya devam etti. Böylece, borsalardaki satış baskısına rağmen fiyatlar önemli bir düşüş yaşamadı. Bu süreçte madenciler üzerindeki baskı da devam etti ve satış sonrası Madenci Pozisyon Endeksi’nin -1,31 seviyesine düşmesi, satışların azaldığını gösterdi. Ancak madencilerin gelirleri hâlâ eski seviyelere ulaşamadı ve hashrate başı kazançlar, yıllık ortalamanın gerisinde kaldı.
Bu durum, madencileri fiyat dalgalanmalarına karşı daha hassas hale getirdi. Kısa vadeli yatırımcıların maliyetinin 91.855 dolar civarında seyretmesi, hâlâ zarar ederek satış yapmalarına neden oluyor. Bu yüzden kısa vadede zararına satışların sona ermesi beklenmiyor.
Yapılan piyasa analizleri, satış dalgasının önemli ölçüde uzun vadeli yatırımcılar ve büyük yatırımcılar tarafından absorbe edildiğini gösteriyor.
Bu durum, gelecekte arz şoku ihtimalini artırsa da belirsizliklerin sona erdiği anlamına gelmiyor. Madenci gelirlerinin düşük seviyede kalışı ve yeni yatırımcıların çoğunun kâr edememesi, piyasanın geleceği konusundaki olumlu beklentileri sınırlıyor.
Piyasadaki mevcut dinamikler, daha fazla bir yükselişten ziyade, piyasanın kendi içinde denge bulmaya çalıştığı bir dönemi işaret ediyor. Talep artışının da bu dengeye katkı sağlaması bekleniyor.

