Kripto para dünyasının önde gelen isimlerinden Vitalik Buterin, yalnızca Ethereum’un kurucusu olarak değil, aynı zamanda toplumsal ve politik konulardaki aktif tutumuyla da dikkat çekiyor. Buterin, özellikle Avrupa Birliği’nin (AB) güncel sorunları ve sosyal medya platformu X’in (eski adıyla Twitter) geldiği noktaya dair endişelerini açıkça dile getirdiği bir açıklama yaptı.
Buterin’den AB ve Avrupa’na Dair Değerlendirme
Ethereum’un yaratıcısı, AB’nin sahip olduğu çeşitli yapısal meseleleri ele aldı. Buterin, AB’nin bürokrasi, girişimcilere yönelik destek eksikliği ve belirli insan hakları konularında eleştirilere açık olması gerektiğini vurguladı. Ancak Avrupa ile ilgili geliştirilen felaket senaryolarının çok abartılı olduğunu savundu. Kendi deneyimlerinin de bu algıyla uyumlu olmadığını belirtti.
“AB’nin sorunları olduğunu anlıyorum – GDPR tıklamaları aptalca, Sohbet Kontrolü berbat, bürokrasi daha az olmalı ve girişimcilere daha fazla destek verilmeli, Ukrayna’ya gösterdiği nezaket genellikle Gazze, Sudan veya diğer yerlere yayılmıyor… Ama bu konulara ilişkin kıyametvari tutum gerçekten abartılı görünüyor. Bu, yapıcı bir eleştiri olmaktan çok, meşruiyetini ortadan kaldırmak için koordineli bir girişim gibi görünüyor… Bu, son on yıldır her yıl ortalama iki ayımı orada geçirdiğim deneyimlerimle hiç uyuşmuyor.”
X Platformundaki Nefret ve Musk’a Yönelik Uyarılar
Buterin, açıklamalarının devamında X’in nefret dolu kampanyaların merkezi haline geldiğine vurgu yaptı. Elon Musk’ın şirketi devraldıktan sonra platformu özgürlüğün sembolüne dönüştürme sözünü hatırlatan Buterin, mevcut durumda X’in küresel koordineli nefret kampanyalarının aracı halini aldığını söyledi.
“@elonmusk Bence X’i ifade özgürlüğünün küresel bir sembolü haline getirip, ardından onu koordineli nefret kampanyaları için bir death star lazerine dönüştürmenin, ifade özgürlüğü davasına aslında zarar verdiğini düşünmelisin. Birkaç yıl içinde, benim için çok değerli olan değerlere karşı büyük bir tepki dalgasının geleceğinden ciddi olarak endişe duyuyorum.”
Bu görüşlere karşılık olarak bazı isimler, Buterin’in sansür talep ettiğini öne sürdüler. Özellikle Micah Zoltu, X’te algoritmaların tartışmalı içerikleri güçlendirmesi meselesini gündeme getirirken, algoritmalarda nezaketin öne çıkarılması gerektiğini savundu.
“O, oldukça keyfi kriterlere dayanarak bazı şeyleri güçlendirmek ve diğerlerini zayıflatmak için algoritmaları aktif olarak değiştiriyor. Bu güç kaldıracı var olduğu sürece, onun (kapsamını genişletmeden) öfke uyandırıcı şeyleri güçlendirmek yerine nezaketi güçlendirmek için kullanılmasını tercih ederim.”
Kripto topluluğu, ifade özgürlüğü ve sansür tartışmalarına karmaşık bir yaklaşım sergiliyor. Bir yandan X’in tartışma ve karşıt görüşleri öne çıkaran algoritmalarla çatışmayı teşvik ettiği iddia edilirken, diğer yandan alternatif platformların sansür politikalarına karşı duyulan şüpheler var.
Buterin, uç fikirlerin X gibi büyük platformlar aracılığıyla yaygınlaşmasından endişe ediyor. Ancak kimin “uç” olduğuna kim karar verecek sorusu da büyük bir tartışma başlığı. Sosyal medya üzerinden nefret söyleminin sınırlarının nerede çizileceği, ifade özgürlüğü tartışmalarının kalbini oluşturuyor.
Özellikle son dönemde Gazze ve diğer kriz bölgeleri üzerinden büyük sosyal medya platformlarının farklı politikalar izlediği görülüyor. Buterin’in vurguladığı üzere, algoritmaların kasıtlı olarak nefreti öne çıkarması tehlikeli sonuçlara yol açabilir. AB’nin aldığı önlemler ve Musk’ın etkileşim odaklı stratejisi arasında hangi yaklaşımın toplumsal olarak daha yararlı olacağı ise ciddi bir düşünce konusu.
Fikirlerin demokratik bir biçimde özgürce tartışılması, kripto felsefesinin özünde yer alırken, lider isimlerin platform sahiplerine yönelik uyarıları teknoloji ve toplumsal hayatın kesişiminde önemli sinyaller veriyor.

