Sosyal Medya ve Kripto Para İlişki Durumu: Karmaşık

Sosyal Medya ve Kripto Para İlişki Durumu: Karmaşık

Sosyal medya uygulamaları ne zaman hayatımıza girdi? Peki, ilk uygulama Facebook mu? Kripto paralar ve Blockchain ile sosyal medya uygulamaları nasıl entegre edilebilir? Bu entegrasyonun avantajları ve dezavantajları nedir?

Hadi bu sorulara bir göz atalım…

Sosyal Medyanın Tarihi

Sosyal medya uygulamalarının her ne kadar Facebook ile hayatımıza girdiğini düşünsek de aslında tarihi çok daha eskilere dayanıyor.

1978 yılında Ward Christensen ve Randy Suess isimli iki arkadaş BBS adını verdikleri bir yazılımı hayata geçirdi ve bu yazılım ilk sosyal medya uygulaması olarak hayata geçti. Tabii ki o dönemde “sosyal medya uygulaması” terimi kullanılmıyordu. Zaten bu iki arkadaş da muhtemelen “hadi bir sosyal ağ yapalım” diyerek bu işe girişmediler. Anlaşıldığı kadarıyla bu iki arkadaşın amacı, diğer arkadaşlarıyla iletişim içinde olmak ve bilgi aktarımını sağlamaktı.

Bunun ardından 1993 yılında Illinois at Urbana-Champaign’den öğrenciler Mosaic adlı bir tarayıcı geliştirdi ve bunun sayesinde bir nevi “internet halk ile buluşmuş” oldu. “World wide web” olarak bugün kullandığımız internet adresleri de o dönemde doğdu. 1994 yılında bu gelişmelere atıfta bulunulan bir Newsweek haberinde internetin gücü küçümsenerek asla geleneksel medyanın yerini alamayacağı belirtiliyor… Bunun üzerinden yalnızca 26 yıl geçti ve bırakın artık gazete okuyan insanları yavaş yavaş geleneksel anlamdaki televizyon izleyiciliği bile kayboluyor…

Bu size de başka bir şeyi hatırlatmadı mı? İpucu vereyim: “Blockchain geleneksel kayıt sisteminin, kripto paralar geleneksel finans sisteminin yerini alamaz!” Bu görüşü savunanlarla bir 16 yıl sonra tekrar konuşmak isterim…

Sosyal medyaya geri dönelim. 1994 yılının devamında İngiltere’de artık resmi anlamda ilk sosyal medya diyebileceğimiz internet sitesi Friends United kuruluyor. Aynı Facebook’un vaat ettiği gibi bu yazılım da kullanıcılarına “ilkokul arkadaşlarını bulma” imkanı tanıyordu…

1997 yılına gelindiğinde ise o zamanlar farkında olunmasa bile adeta dev bir adım atılıyor ve Google kuruluyor. Yani şu anda kullandığımız “Google’layalım” teriminin temelleri bundan 23 yıl önce atılmış… 2000 yılında ise MySpace’in ortaya çıkması, LinkedIn’in kurulması, Blogger’ın Google tarafından satın alınması ve Facebook’un temellerinin atılmasıyla sosyal medya bugünkü halini almaya başladı. Sonrasında Twitter, Instagram, Snapchat, Tictok derken artık herkes bir şekilde sosyal medya uygulamalarını kullanıyor. Hatta 7’den 70’e herkesin bir sosyal medya hesabı var desek yanlış olmaz.

Amacına Uygun Kullanılıyor Mu?

Şöyle bir tarihsel olarak göz atıldığında, aslında sosyal medya uygulamaları kişilerin birbiriyle iletişim içinde olması, bilgi paylaşımı ve bir sonraki adımda hayatlarını paylaşmalarını için ortaya çıkmış gibi görünüyor. Ancak sonrasında sosyal medya uygulamalarında çok fazla bilgi paylaşılması, insanların doğum tarihlerinden, yaşadıkları şehirlere, doğdukları yerlerden çalıştıkları işyerlerine kadar her detayı sosyal medyada paylaşması üzerine siber suçlulara gün doğdu. Gerçekten artık dolandırıcılıktan hiç anlamayan biri bile Facebook hesabınıza girip, sizinle ilgili bilgilere ulaşıp sonrasında bunları kullanarak rahatlıklar dolandırıcılık yapabiliyor.

Bunun yanı sıra, daha önce Facebook örneğinde ortaya çıktığı gibi, sosyal medya uygulamaları ellerindeki bu büyük veri tabanını farklı amaçlarla da kullanabiliyor. Dolayısıyla insanlar hem hayatlarını paylaşmaya devam etmek hem de bilgilerinin korunduğundan emin olmak istiyor. Benim bakış açımda bu noktada Blockchain işin içine giriyor… Geleneksel yöntemlerden çok daha güvenli olan, bilgilerin hem sonsuza kadar saklanabileceği hem de sonsuza kadar saklanan bu bilgilerin güçlü bir şekilde korunabileceği şu an için daha iyi bir teknoloji yok. Dolayısıyla artık ya Voice gibi Blockchain tabanlı sosyal medya uygulamaları geliştiriliyor ya da mevcut uygulamalar yavaş yavaş “Blockchain’e nasıl geçeriz” diye düşünmeye başlıyor.

Kripto Paralar ve Sosyal Medya

Kişisel bilgi güvenliği için Blockchain kullanmak isteyen sosyal medya uygulamaları, “finansal dünyada da varız” demek için ise kripto paralara yöneliyor. Bunun en iyi örneği, Facebook’un stablecoin projesi Libra… Bu kadar güçlü bir sosyal medya uygulamasının dijital para birimi geliştirmesi hükümetleri adeta korkuttu ve büyük ekonomilerin çoğunluğu bir dijital para birimi üzerinde çalışmaya başladı. Yani benimsenme açısından Libra adeta bir katalizör oldu.

Peki, sosyal medya uygulamalarında çeşitli ödemeler için dijital para birimleri kullanılmaya başlarsa neler olabilir?

Öncelikle işlemlerin çok daha hızlı gerçekleşeceğinden ve ücretlerde düşüşler yaşanacağından bahsetmeme sanırım gerek yok. Çünkü bunlar zaten kripto para birimleri ile birlikte gelen bir nevi “paket özellikler”… Sosyal medya uygulamaları üzerinden para transferleri kripto para birimleri ile yapılmaya başlarsa geleneksel finansal sistem ciddi bir darbe almış olur. Çünkü banka kullanmayan insanların sayısı muhtemelen sosyal medya kullanmayan insanların sayısından çoktur ya da hemen hemen eşittir. Dolayısıyla geleneksel finansal sisteme erişimi olmayan kişilerin birden modern finansal sisteme erişimi olmaya başlayacak. Halihazırda banka kullanan kişiler ise kripto para birimlerinin avantajları sebebiyle muhtemelen sosyal medya uygulamaları üzerinden para göndermeye başlayacak: Banka kullanımında ciddi düşüşler yaşanabilir…

Tabii ki bunların bir ay içinde gerçekleşeceğini düşünmüyorum. Ancak önümüzdeki 10 yıl içinde artık Facebook üzerinden dünyanın bir ucundaki arkadaşınıza kripto para birimlerini kullanarak para gönderiyor olabilirsiniz. Bunlar artık hayal olmaktan çıktı ve üzerinde çalışılan projelere dönüştü. Dolayısıyla bahsettiğim şey bir ütopya değil. Zaten bu yüzden hükümetler ve bankalar Libra’ya bu kadar çok karşı çıkıyor ve önüne sürekli yeni engeller çıkarıyor. “Biz yalnızca güvenlik sebebiyle Libra’yı istemiyoruz” söylemleri ise bana göre biraz bahane gibi kullanılıyor. Çünkü özellikle hükümetlerin istedikleri zaman tüm güvenlik açıklarını görmezden gelebildiklerini biliyoruz.

Dolayısıyla uzun zamandır hayatımızda olan ve artık resmen bir parçamız haline gelen sosyal medya uygulamaları, yeni bir finansal sistem başlatmayı ve özgürlüğü yeniden kişilere vermeyi amaçlayan kripto para birimleri ve Blockchain ile entegre olduklarında çok daha güçlü olabilirler. Tabii ki her zaman olduğu gibi bu gücün ne şekilde kullanıldığı da bu adımın insanlık için iyi mi yoksa kötü mü olduğunu gösterecek…

Haberlerimizi Facebook, Telegram kanalımızdan, Twitter hesabımızdan takip edebilirsiniz.