Son zamanlarda kripto para birimlerinde önemli bir düşüş yaşanırken, lüks saat piyasası ilginç bir şekilde ters yönde bir eğilim gösterdi. Kripto varlıklarında görülen baskıya rağmen, üst segment saatlerin ikincil piyasa değerlerinde istikrarlı bir toparlanma yaşandı. Bu durum, yatırımcıların makroekonomik stres dönemlerinde farklı yatırım araçlarına yöneldiklerini ortaya koyuyor.
İkincil Piyasada Lüks Saatlerin Değeri Artıyor
WatchCharts verileri, lüks saat endeksinin son altı ay içinde yaklaşık yüzde 4 artış gösterdiğini ortaya koyuyor. Aynı süre zarfında Bitcoin değerinde önemli bir düşüş yaşandı. Bu ayrışma, pandemi sonrası dönemde sıkça rastlanan “birlikte artma ve azalma” eğiliminin sona erdiğine işaret ediyor.
Bu dönemde, Morgan Stanley’nin WatchCharts ile iş birliği içinde hazırladığı rapora göre, lüks saat fiyatlarındaki artış yeni bir boğa piyasasından ziyade bir dengeleme sürecini gösteriyor. Rapora göre arz fazlalığının azalması ve zorunlu satışların düşmesi fiyatlar üzerindeki baskıyı hafifletti.
Ayrıca, lüks saat üreticilerinin fiyatları artırması da ikincil piyasa değerlerini güçlendirdi. İşlem hacimleri düşük kalsa da, satıcılar indirim yapmaktan çekindikleri için saat fiyatları kademeli bir toparlanma sergiledi.
Kripto Para ve Fiziki Varlıklar Arasındaki Ayrışma
2024 yılında kripto paralar ile lüks saatler arasındaki bağın ilk defa kırıldığı gözlemleniyor. ETF beklentileriyle Bitcoin’in yükselişi devam ederken, sıkılaşan finansal koşullar nedeniyle saat fiyatları düşmeye devam etti. Ancak bu toparlanma, yalnızca yüksek fiyatlama gücüne sahip markalarla sınırlıydı.
Rapora göre, Rolex, Patek Philippe ve Audemars Piguet gibi markalar ikincil piyasada dikkat çekiyor. Morgan Stanley’nin analizine göre, özellikle Rolex’in sertifikalı ikinci el satış programı fiyatların istikrarlı kalmasını sağlıyor.
Metallerdeki artış da dikkat çekici; 2025 başından itibaren altın yüzde 70, gümüş ise yüzde 150 oranında değerlendi. Bu süreçte fiziki arz sıkıntısı ve talep artışı, metallerin oynaklığını artırdı. Tüm bu gelişmeler, yatırımcıların hızlı değişen finansal araçlar ile fiziki kıtlığa dayalı varlıklar arasında daha akıllıca seçimler yapmaya başladığını gösteriyor.

