Hangi Satoshi’yi Tercih Edersiniz?

Hangi Satoshi’yi Tercih Edersiniz?

Bitcoin yazılımını üreten kişi ya da kişiler Satoshi Nakamoto takma ismimi kullandı. Böyle devrimci bir teknoloji ve ürünü ortaya koyanların kimliğini gizli tutması  dünya genelinde hala bir tartışma konusu.

Ben Bitcoin’i yazan ya da yazanların anonim kalmasının doğru olduğunu düşünüyorum. Tıpkı altını ilk icat edenin bilinmemesi gibi Bitcoin’in de bir kişi veya bir grup ile özdeşleştirilmemesi projenin başarısı açısından çok daha uygun. Böylece siyasi görüş, etnik köken ya da dini inanç vb etkenler Bitcoin ile kurulacak ilişkileri etkilemiyor. Ancak ben dahil herkesin aklının köşesinde şu gizemli soruyu hep duruyor: Kim bu Satoshi Nakamoto?

En son Bitcoin’in 2009 Ocak ayında çalışmaya başlamasından sadece 1 ay sonra üretilmiş Bitcoin’lerin hareket etmesi bu soruyu tekrar gündeme taşıdı. Satoshi hayatta mı? Ya da geri mi döndü? Kim Allah aşkına bu Satoshi?

Bitcoin’in 11 yıllık tarihinde bir çok Satoshi adayı ortaya çıktı. Kendi favorimi en son söyleyeceğim. Bakalım siz hangi Satoshi’yi beğeneceksiniz:

1-Nick Szabo (Muhafazakar Satoshi)

Nick Szabo Amerikalı bir bilgisayar bilimcisi ve hukuk profesörü. Szabo, daha 1993’te ‘Akıllı Kontratlar’dan bahsediyordu. 2005 yılında Bitcoin’e çok benzeyen ‘BitGold’ isimli bir proje ortaya attı. BitGold zaman damgalı blokların ‘proof of work’ (iş kanıtı) yöntemi ile üretilmesine dayanıyordu. Merkeziyetsiz bir sistem olarak dizayn edilmişti.

Ancak bazı dil bilimsel çalışmalar Szabo ile Satoshi’nin yazım dillerinin bir birine yakın olmakla birlikte ayrı olduğunu ortaya koydu. Nick Szabo da bir kaç defa Satoshi olmadığını belirtti.

Nick Szabo siyasal olarak muhafazakar hatta bazen aşırı sağa yakın görüşleri ile önplana çıkıyor. Batılı anlamda ‘Muhafazakar Satoshi’ için mükemmel bir aday.

2-Hal Finney (Bilim İnsanı Satoshi)

Amerikalı Hal Finney başarılı bir bilgisayar programcısıydı. Satoshi ilk Bitcoin transferini Hal Finney’e yollamıştı.

Szabo ‘BitGold’u ortaya attığında üst düzey programcılardan yardım istemişti. Bir teoriye göre Finney bu isteğe cevap vermiş olabilir.

Hal Finney’nin kendisinin Satoshi olabileceğine yönelik görüş ise hastalığı ile bağlantılı. Son derece aktif spor yaşamı da olan Finney’e Ağustos 2009’da ALS teşhisi kondu. Hastalığı nedeniyle 2011 yılında çalıştığı şirket PGP Corporation’dan ayrıldı. Aynı yıl Nisan ayında Satoshi Nakamoto da internette son mesajlarını attı ve bir daha iletişim kurmadı.

Mükemmel bir kriptograf ve bilgisayar programcısı olan Hal Finney, bilim insanı Satoshi olarak ön plana çıkıyor.

3-Adam Back (Maximalist Satoshi)

Satoshi Nakamoto, internette hala ulaşılabilen iletişimlerinde mükemmel bir İngilizce kullanıyor. Satoshi’nin İngilizcesi İngiliz aksanına yakın.

Adam Back de Londra doğumlu bir üst düzey bilgisayar programcısı. Back, Bitcoin icad edilmeden önce, HashCash isimli bir proje yazmıştı. HashCash, e-maillerin gönderilmesine ufak bir ücret ekleyerek spam maillerin önüne geçmeyi hedeflemişti. Bu sistem Bitcoin’in ağa yapılacak saldırılara karşı korunma mekanizmasına  çok benziyor.

Dil bilimsel çalışmalarda da Adam Back ve Satoshi Nakamotu’nun İngilizceleri çok yakın görünüyor. Back de tıpkı Satoshi gibi cümle sonlarında çift boşluk bırakıyor. Ayrıca iki kişinin de üstün C++ Programcıları olduğu anlaşılıyor.

11 Mayıs’ta BarelySociable tarafından YouTube’a yüklenen bir videoda yukarıdaki tüm kanıtlar sayıldı ayrıca Satoshi’nin tüm diğer cyberpunk hareketi üyeleri (ya da Satoshi adayları) ile maillerinin hala yayında olduğununa ancak bunun tek istisnasının Adam Back olduğuna dikkat çekildi.

Back videonun ortaya koyduğu konuların birçoğunun doğru olduğunu kabul etti. Fakat yine de Satoshi olmadığını ileri sürdü. Mailleri ise Satoshi’nin kimliği hakkında ipucu vermesinler diye sildiğini söyledi.

Back, halen Bitcoin için bir takım hizmetler geliştiren Blockstream şirketinin CEO’su. Bilim insanlığı, programcılık ve iş adamlığında parlak bir kariyeri var. Fakat daha çok sosyal medyada Bitcoin maksimalizmi yapması ile ön plana çıkıyor. Back’e göre adeta Bitcoin fiyatı daima yukarı çıkacak ve her seviye Bitcoin almak için ucuz. Back için rahatlıkla Maximalist Satoshi diyebiliriz.

4-Craig Wright (Sahte Satoshi)

Bitcoin camiasının bir bölümü adeta Mesih’in geri dönmesini bekler gibi Satoshi’nin geri gelmesini bekliyor. Tabi Mesih olur da sahtesi olmaz mı?

Aralık 2015’te, Wired ve Gizmodo, Avusturalyalı bilgisayar uzmanı Craig Wright‘ın Satoshi Nakamoto olduğunu iddia etti. Polis, Wright’ın evini basınca tüm dünya haberi duydu.

Bu olaylardan sonra Craig Wright kendisinin Satoshi olduğunu kanıtlamak için her seferinde izleyenleri ‘vay canına’ ‘galiba gerçekten o’ dedirten adeta ilüzyon gösterileri düzenledi. Ama hepsinin sonunda Satoshi olmadığı ortaya çıktı. Taraftarlarını bir arada tutmak için güya türlü mucizeler gösteren sahte peygamberler gibiydi.

Ancak Wrigt sahte mesihliği yeterli görmedi. Bitcoin’in Azraili olmaya da soyundu. Elinde büyük miktar Bitcoin olduğunu ve bunları satarak dünyanın en büyük kripto parasını sıfıra indireceğini de iddia etti. Tabi bu iddiadan da bir şey çıkmadı.

Tüm bunlara rağmen arsızlıkta sınır tanımayan ‘Sahte Satoshi’ Wright, kendi Bitcoini BSV’yi oluşturmayı ve bu coin’e 3,5 milyar dolar piyasa değeri kazandırmayı başardı.

5-Paul Le Roux (Mafya Satoshi)

Dinsizin hakkından imansız gelir demişler. Sahte Satoshi’nin hakkından gelecek bir ‘Mafya Satoshi’miz bile var.

Paul Le Roux, Güney Afrika’da eski bir İngiliz sömürgesi olan Rodezya’da yetişti. Daha bebekliğinde evlatlık verilmişti. Le Roux, evlatlık olduğunu ancak 30 yaşında öğrendi. Küçüklüğünden bu yana otorite ile sorunu oldu. Lisedeyken porno sattığı için polis evlerini bastı. Le Roux, müthiş zeki bir öğrenciydi. Ancak kurallara uyumayı reddettiği için kısa sürede okuldan ayrıldı ve bilgisayar programcılığı öğrenmeye başladı. Çok hızlı bir şekilde  mükemmel bir programcı oldu.

Her zaman bireyci düşüncenin takipçisiydi. Bazı görüşleri aşırı sağa da kayıyordu. 1999’da (Bitcoin gibi) açık kaynak kodlu ve bedava olan E4M isimli bir disk kriptolama (şifreleme) yazılımı geliştirdi. Özellikle beş büyük devletin tüm insanlığı gözetlediğini bireysel özgürlüklerin ancak üstün şifreleme teknolojileriyle korunabileceğini söylüyordu. Daha sonra yine tıpkı Bitcoin’de olduğu gibi anonim bir grup E4M kodu üzerine çok daha üstün bir yazılım olan TrueCrypt’i geliştirdi.

Le Roux, yıllarca daha çok idealleri uğuruna dünyanın çeşitli ülkelerinde çalıştı. Bazen ciddi maddi sıkıntılar içinde bir hayat sürdü. 2007’den itibaren büyük yasadışı faaliyetlere girişti. Hızla altın, gümüş, silah ve kokain kaçakçılığından, para aklamaya kadar uzanan adeta bir mafya imparatorluğu kurdu. Etrafında özellikle İsrail ordusundan emekli elit askerlerden oluşan bir koruma ordusu vardı.

Hücre sistemiyle çalıştığından organizasyonuna dahil olanlar bile Le Roux’un aslında ne kadar büyük bir mafya haline geldiğini göremedi.

Kendisini çalışan ancak birbirlerini tanımayan ekipleri birbirlerine takip ettiriyor böylece hepsini kontrol ediyordu.

2012 Eylül’ünde ABD’ye uyuşturucu sokmaya çalışmaktan tutuklandı. Halen hapiste olan Le Roux bir çok suçun yanında en az yedi cinayetin de faili.

Paul Le Roux’un kullandığı bir çok sahte pasaporttan bir tanesinde soy ismi: Solotoshi Calder Le Roux olarak geçiyor. Bu pasaport Ağustos 2008’de alınmış.

Satoshi gibi Le Roux da C++ programlama dilinde uzman. Ayrıca Rodezya ve Güney Afrika kökeni ile Le Roux’nun İngilizcesi de Satoshi’ye yakın.

Bitcoin.com’da 13 Mayıs 2019’da Kai Sedgwick imzasıyla yayınlanan bir makaleye göre Craig Wright hakkında Florida’da devam eden bir dava var. Burada değerlendirilen bir doküman Craig Wrigt’ın tutuklanmasına neden olduğu bazı suçlulara dair izler içeriyordu. Suçlular, intikam peşine düşerler diye metnin redakte edilmesi istendi. Ancak redaksiyonda bir kişinin ismi gözden kaçtı: Paul Le Roux.

Makaleye göre sahte Satoshi Wright, mafya Satoshi Le Roux’a ait büyük miktarda ilk dönem üretilmiş şifreli diskleri elinde tutuyor olabilir.

Ayrıca Le Roux, Satoshi ise bu Satoshi’ye ait olduğu düşünülen yaklaşık 1 milyon Bitcoin’in neden yıllardır hareket etmediğini de açıklıyor. Çünkü Le Roux 2012’den bu yana hapiste.

6-Dorian Nakamoto (Çocuksu Satoshi)

Mart 2014’te Newsweek Dergisi tüm dünyaya Satoshi Nakamoto’yu bulduğunu duyurdu. Newsweek Japon kökenli Amerikalı fizikçi ve sistem mühendisi Dorian Nakamoto’nun Satoshi olduğunu ileri sürmüştü. Her şeyden önce soy isim tutuyordu. Dorian, Amerikan Savunma Bakanlığının bazı gizli projelerinde çalışacak kadar üst düzey bir mühendisti. En ilginç olan nokta ise Hal Finney’e sadece birkaç cadde ötede oturuyordu.

Üstelik motivasyonu da vardı. Emekli olmak zorunda kalmış ve büyük maddi sıkıntılar çekmişti. Özellikle 2008 Krizi’nden kötü etkilenmişti. Bitcoin de tam 2008 Krizi’nde, daha çok zenginleri koruduğu ortada olan kurtarma paketleri ve sınırsız para basma uygulamalarına karşı geliştirilmişti.

Dorian, Newsweek’in iddiasına göre Bitcoin ile ilgili ilk sorulara “artık onunla ilgilenmiyorum, o iş başkalarına devredildi” diye cevap verdi. Fakat sonradan soruyu anlamadığını, sözlerinin çarpıtıldığını söyledi. Kesinlikle Satoshi olmadığını ifade etti.

Maddi sorunlar yaşadığı için Bitcoin topluluğu kendisine yaklaşık 1 milyon dolarlık Bitcoin göndererek yardım etti. Dorian’ın bu miktarı kullanması kendisinin Satoshi olmadığına dair kanıt sayıldı. Çünkü ilk dönemden Satoshi’ye ait olduğu tahmin edilen yaklaşık 1 milyon Bitcoin mevcut. Satoshi olsaydı değeri bugün milyarlarca dolar olan o coin’leri bozdururdu diye düşünüldü.

Newsweek kendisini rahatsız etmeden önce maket tren koleksiyonu yapan Dorian Nakamoto, tam bir çocuksu Satoshi.

Benim gönlümde yatan Satoshi de çocuksuluğu ve sevecenliği ile ön plana çıkan Dorian Nakamoto. Herkes ona en düşük ihtimallerden biri olarak bakıyor. Bu da aslında olasılığı arttırıyor.

Bitcoin’in için kullanılan ilk adres server vs hep Japonya’dan kiralanmış. Ayrıca gerçek Satoshi sadece Dorian’ın ismi ortaya atıldığında birden geri döndü ve ben Dorian değilim dedi. Ne kadar çocuksu bir savunma taktiği değil mi?

Dorian’ın yalnız çalıştığını ise düşünmüyorum. Hal Finney ile çalışmış olması muhtemel. Dorian’ı yönlendiren ise bence bir istihbarat örgütü. Yalnız öyle CIA, Mossad falan değil. PSIA. Hiç duymadınız değil mi? Dünyada başarılı istihbarat operasyonları daha çok bilinen değil bilinmeyen örgütlerce gerçekleştirilir.

Japonya 2. Dünya Savaşı’nda Amerika’ya karşı ağır bir yenilgi aldı. Ancak bu durumu öyle kolay kolay kabullendiklerini sanmayın. Yenilgiyi hiçbir zaman sindiremediler. Bugün Amerika’nın gücünün küresel rezerv para birimi dolara dayandığını biliyorlar. Amerika’nın uyguladığı sınırsız dolar basma politikası mecburen Japon devletini dünyanın en borçlu ülkesi haline getirdi. Yıllar önce Pasifik Okyanusu’nda kaybettikleri savaşı finans alanında tekrar kazanmaya çalışmaları hiç de akla uzak değil. Bugün dünya üzerinde Bitcoin’e en iyi davranan iki ülke var: Birisi finansal yeniliklerin her zaman öncüsü olan İsviçre diğeri ise ne tesadüf ki Japonya. O nedenle Japon istihbarat Servisi PSIA’nın çocuksu kişiliği ile çeşitli yöntemler kullanarak Dorian’ı ve arkadaşlarını Bitcoin gibi bir ürün geliştirmeye yönlendirmiş olması gayet mümkün.

İşte Satoshi’lerden Satoshi beğenin. Sizin Satoshi’niz hangisi? Lütfen yorumlarda Twitter’da bizimle paylaşın.

Haberlerimizi Facebook, Telegram kanalımızdan, Twitter hesabımızdan takip edebilirsiniz.