Güney Kore, kripto para birimlerinden elde edilen kazançlara uygulanacak %20 verginin başlangıç tarihini ertelemeye karar verdi. Ülkeden yaşanan önemli miktarda sermaye çıkışı bu kararın alınmasında etkili oldu. Siyasi partiler, verginin 2027 yılına kadar devreye girmemesi konusunda mutabık kaldı. Bu durum, yatırımcıların yurt dışı piyasalardaki avantajlardan yararlanmalarından ve yerel borsalardaki sınırlamalardan kaynaklanıyor.
Rekor Düzeyde Sermaye Hareketliliği
Güney Kore Mali Hizmetler Komisyonu tarafından yapılan açıklamaya göre, 2025 yılının ikinci yarısında ülkeden 60 milyar dolar sermaye çıkışı oldu. Yıl boyunca toplamda 110 milyar dolarlık kripto sermayesi ülkeyi terk etti. Bu durum, kaldıraçlı işlem fırsatları sunan yabancı borsaların cazibesinin artmasından kaynaklanıyor.
Bu sermayenin büyük bir kısmı, daha geniş işlem imkanları sunan yabancı platformlara yönelmekte. Özellikle Binance, Güney Koreli yatırımcıların ilgisini çekiyor.
Kore’den çıkan kripto varlığının %57’si Binance’e doğru kayarken, bu platformda yapılan vadeli işlem hacminin %13’ü artık Koreli yatırımcılara ait.
Yerel borsalarda yalnızca spot işlem imkanının bulunması, yatırımcıları yurtdışındaki daha esnek ve kapsamlı platformlara yönlendiriyor. Upbit ve Bithumb gibi büyük borsalar, baskı altındaki düzenlemeler nedeniyle kaldıraçlı ve türev işlemler sunamıyor.
Regülasyonlar ve Ekonomik Zorluklar
Ekonomik dengeyi sağlamak amacıyla hükümet, vergi düzenlemelerini yeniden değerlendirdi. İktidar partisi ve ana muhalefet, sermaye çıkışı ve likidite sıkıntılarının etkisiyle verginin hızlı bir şekilde yürürlüğe girmesinin ekonomiye zarar vereceğini düşünüyor.
Başta muhalefet sert bir tutum sergilese de, ekonomik zorluklar bu duruşunu değiştirmesine neden oldu. Yatırımcılar, varlıklarını daha güvenli ve karlı buldukları uluslararası piyasalara taşımayı tercih ediyor.
Yıl sonu itibarıyla yerel borsaların mevduatlarında yaşanan %31’lik artışa rağmen, kârlılıkta %38 oranında düşüş yaşandı. Mali Hizmetler Komisyonu’nun raporuna göre, sermaye çıkışlarının arkasında “arbitraj ve benzeri faaliyetler” yatıyor. Bu durum, yerel platformların gelirlerinde gerilemeye yol açıyor.
Düzenleyici kurumlar, artan likidite ihtiyacına yönelik çözümler üretilmezse bu tür finansal hareketlerin süreceğini açıklıyor. Sektördeki bu karmaşa, yeni pazar arayışlarını daha da hızlandırmış durumda. Güney Kore’nin kripto para düzenlemeleri üzerindeki bu değişiklikleri, gelecekteki sermaye hareketlerine karşı nasıl etkili olacağı merak konusu.

