Michael Saylor, 10 Ocak 2026’da paylaştığı “Running bitcoin” ifadesiyle Hal Finney’nin 11 Ocak 2009 tarihli meşhur paylaşımına gönderme yaptı. Bu mesaj, Bitcoin’in ilk günlerindeki yazılım deneyinden, önemli bir finansal aktöre dönüşmesini sembolik olarak hatırlattı. Saylor’un zamanlaması, bilinçli bir tercih olarak değerlendirildi.
İki Kelimenin Dönüşümü
2009’da Hal Finney, Bitcoin yazılımını çalıştırdığını dünyaya duyurduğunda, bu sistem sadece birkaç kişi tarafından bilinmekteydi. “Running bitcoin” ifadesi, o dönemde bir yazılımın çalıştırılması ve teknik bir keşif olarak değerlendiriliyordu. Ancak Bitcoin yıllar içinde büyük bir finansal ekosistemin parçası haline geldi.
2026 yılına gelindiğinde ise bu ifade, yazılımdan çok sermaye piyasalarıyla iç içe bir duruşun simgesi haline geldi. Bitcoin, bu dönemde spot ETF’ler ve devletlerin ilgisini çeken bir yatırım aracı olarak önemini artırdı. Böylelikle, finansal bir strateji olarak da dikkat çekmeye başladı.
Saylor’un Stratejisi ve Bitcoin Varlıkları
Michael Saylor, Bitcoin’e olan agresif yaklaşımıyla biliniyor. Yönetimindeki şirket, dünyadaki en büyük Bitcoin hazinelerinden birini kontrol ediyor. Şirket, bu varlıkları nispeten düşük bir ortalama maliyetten elde etti ve değeri milyar dolarlarla ifade edilen bir seviyeye ulaştı. Ancak, piyasa bu büyük Bitcoin varlığını hala tam olarak fiyatlandırmış değil.
Strategy şirketi, klasik bir teknoloji firması yerine Bitcoin ile yakından ilişkili bir yapı olarak algılanıyor. Şirketin beş yıldan fazladır Bitcoin alımlarına devam etmesi, onu farklı bir konuma taşıyor.
Spot ETF’lerin yaygınlaşmasına rağmen, şirket Bitcoin’den sapmayan stratejisiyle diğerlerinden ayrıştı. Bu yapısı, onu ücret baskısından korurken, Bitcoin’e odaklı olmaya devam etmesini sağlıyor. 2009’da birkaç bilgisayarda çalışan yazılım, bugün büyük bir kamu şirketi aracılığıyla güçlü bir şekilde faaliyet sürdürüyor.

