Google, kuantum bilişimde yeni bir ilerleme kaydettiğini duyurdu. Şirketin CEO’su Sundar Pichai, Google Quantum AI ekibinin Willow kuantum bilgisayarında “magic state cultivation” adı verilen yöntemde önemli bir başarı elde ettiğini açıkladı. Bu gelişme, Bitcoin ve Ethereum gibi kripto varlıkların uzun vadeli güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Kuantum hata oranında önemli düşüş
Science dergisinde yayımlanan bulgulara göre Google, yeni teknikle kuantum durumlarının oluşturulmasında karşılaşılan hata oranını önceki yöntemlere kıyasla 40 kat azalttı. Şirket, aynı zamanda T state olarak bilinen özel kuantum durumlarında yüzde 99,99 oranında mantıksal doğruluk yakaladığını bildirdi.
Google, bu yeni yöntemin yüksek güçlü ve hata düzeltmeli kuantum bilgisayarların geliştirilmesi yolunda kritik bir adım olduğunu açıkladı.
Google Quantum AI, firmanın kuantum donanımı ve algoritmaları üzerinde çalışan araştırma birimidir. Sonuçlar, kuantum hesaplamada en zorlu konuların başında gelen güvenilir kuantum durumlarını daha az kaynak kullanarak üretme sorununa odaklanıyor.
Kripto güvenliği endişeleri artıyor
Bu gelişme, blokzincir ağlarının gelecekte kuantum bilgisayarlara karşı ne kadar dayanıklı olacağı sorusunu tekrar gündeme getirdi. Birçok büyük kripto ağı, işlemleri güvence altına almak ve dijital imzaları doğrulamak için eliptik eğri kriptografisini kullanıyor.
Yeterince güçlü bir kuantum bilgisayarın bu yapıları teorik olarak aşabileceği uzun süredir biliniyor. Bu sebeple kuantum alanındaki her teknik ileriye yönelik adım, kripto piyasasında güvenlik kaynaklı değerlendirmeleri hızlandırıyor.
Google’ın açıkladığı bulgular, mevcut kripto varlıkların şu anda doğrudan risk altında olduğunu göstermiyor.
Ölçeklenebilirlik halen bir sorun
Google, yöntemin büyük ölçekli ve pratik kuantum hesaplama için henüz yeterli olmadığını ifade etti. Başka bir deyişle, Bitcoin ya da Ethereum’un şifreleme yöntemlerini kırabilecek bir sistemden söz etmek mümkün değil.
Ancak bu gelişme, kripto varlıkların güvenliğini tehdit edebilecek ölçüde bir kuantum bilgisayarın inşasını kolaylaştırabilecek potansiyele sahip görünüyor. Bu da özellikle uzun vadede kuantuma karşı dirençli çözümlerin önemini artırabileceğini gösteriyor.

