Strategy Üst Yöneticisi Phong Le, önümüzdeki yıl içinde bankaların Bitcoin tabanlı hizmetleri benimsemede önemli bir artış gösterebileceğini belirtiyor. Buna göre, bankaların artık kripto varlıkların değerini tartışmaktan çok, enflasyon baskısı, düzenlemelerde netlik ve müşteri talepleri nedeniyle bu alana yöneldiği ifade ediliyor.
Bitcoin hizmetlerinde yeni dönem
Phong Le, geleneksel finans ve kripto varlıklar arasında yeni bir dönemin başladığını ve bankaların gelirlerini artırmak adına kripto saklama hizmetleri, spot fon işlemleri ve Bitcoin teminatlı krediler gibi başlıklara yöneldiğini söylüyor. Bu gelişmeler, dijital varlıkların artık yalnızca bir deneme alanı olmaktan çıkıp önemli bir finansal araca dönüştüğünü işaret ediyor.
Phong Le, Bitcoin bankacılığındaki yükselişin tarihi bir dönemece gireceğini, bankaların bu alana enflasyon, düzenleme netliği ve müşteri talebiyle yöneldiklerini belirtiyor.
Bitcoin Banking Adoption Index verileri, 2026’nın üçüncü çeyreğinde dünyanın en büyük 30 bankasındaki kripto etkileşim oranının %34’e çıktığını gösteriyor. Bu durum, özellikle büyük finans kuruluşlarının kripto hizmetlerini daha belirgin ve kâr getiren bir iş koluna dönüştürdüğünü ortaya koyuyor.
ABD finans kurumları lider
ABD merkezli finans kuruluşları, kripto hizmetlerinde liderliği elinde bulunduruyor. Fidelity %77 ile listenin başında yer alırken, JPMorgan Chase %47, BNY %46, Goldman Sachs %45, ve Morgan Stanley %45 oranlarına ulaşmış durumda. Bu bankalar, Bitcoin fiyatının 81.600 dolara ulaştığı dönemde bile kripto hizmetlerini genişletmeye devam ediyor.
Ancak, Avrupa ve Asya’daki finans kurumları daha temkinli ilerliyor. Örneğin, Barclays %30, Deutsche Bank %27, ve MUFG %18’de kaldı. Bu bankalar, kripto projelerinde daha sınırlı ve hedef odaklı hareket etmeye çalışıyor.
Yapay zekanın etkisi ve kripto
Phong Le, yapay zekanın geleneksel hisseler üzerinde baskı oluşturabileceğini ve bu nedenle yatırımcıların robotlarca çoğaltılamayacak kıt varlıklara yönelmesinin olası olduğunu savunuyor. Bu bağlamda, Bitcoin dikkat çekici bir yatırım aracı haline gelebilir. Ayrıca, yapay zeka ajanlarının finansal sistemde görünür hale gelmesiyle, blokzincir ağlarının öneminin daha da artabileceği ifade ediliyor.
Michael Saylor, Bitcoin’in şirketler için dijital bir krediye dönüşerek finansal enerji sağladığını söylüyor.
Phong Le’nin öngörülerine göre, yapay zekanın yaygınlaşması blokzincir ağlarının daha da öne çıkmasına neden olabilir. Özellikle yatırımcı ilgisinin, sadece büyük varlıklar değil, daha spekülatif alanlarda da hızla biriktiği gözlemleniyor. Meme token piyasasında yaşanan hareketlilik, yatırımcıların bu alandaki fırsatları yakından takip etmeye başladığını gösteriyor. Bu dinamikler, finans piyasasının evriminde yeni fırsatların kapılarını aralıyor.

