Altın fiyatları, çarşamba günü ons başına 4.100 dolar seviyesinin üzerinde kalmayı başardı. Bu yükselişte zayıflayan dolar, düşen tahvil getirileri ve gerileyen petrol fiyatları etkili oldu. Özellikle ABD’de açıklanacak olan istihdam verileri öncesinde altın, yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak tercih edilmeye devam etti. Spot altın, yüzde 1,4 oranında değer kazanarak 4.133,83 dolara yükselirken, ABD vadeli altın kontratlarının fiyatı yüzde 1 artışla 4.191,90 dolara ulaştı.
Fed Beklentilerinde Değişim
Piyasalarda, Federal Reserve’in eylül ayında faiz artırma ihtimalinin yüzde 67’den yüzde 59’a inmesi önemli bir gelişme olarak dikkat çekti. Bu durum, altının Fed’in sıkı para politikasına ve azalan jeopolitik endişelere rağmen güçlü kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Ancak, fiyat hareketleri güçlü bir yukarı yönlü ivme sinyali vermekte zorlanıyor; zira altın son bir aydır 4.000 ile 4.200 dolar arasında geziyor.
Fed’in temmuz ayında faizi sabit bırakma kararı alması, altın fiyatlarına kısa süreli bir destek sağladı. Buna karşın, para politikası tartışmaları henüz tam son bulmadı. Üç bölgesel Fed başkanı faiz artışından yana duruş sergilerken, yetkililer enflasyonun kalıcı olarak yüzde 2 hedefine geri dönmesi gerektiğine vurgu yapmaya devam ediyor.
Natixis ekonomistleri Christopher Hodge, John Briggs ve Selin Aker, temmuzdaki belirsizliğin eylül toplantısına taşındığını, bu tarihe dek açıklanacak iki enflasyon raporunun politika yapıcılara ek veri sunacağını değerlendiriyor.
İstihdam Verilerinin Rolü
İstihdam verileri, piyasaların kısa vadeli odak noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Yatırımcılar, ADP özel sektör istihdam verisini, haftalık işsizlik maaşı başvurularını ve yani açıklanacak tarım dışı istihdam rakamlarını yakından takip ediyor. Bu veriler, ekonominin daha sıkı para politikasına nasıl tepki verdiğine dair önemli ipuçları verebilir.
Son olarak, iş ilanlarında çok fazla değişiklik olmadığını belirten JOLTS verisi, Monaxa’dan Petros Pantzari tarafından değerlendirildi. Pantzari, bu rakamların resesyon sinyali vermediğini, fakat fabrikalardaki talep düşerken işverenlerin daha dikkatli davrandığını belirtti.
State Street’ten Aakash Doshi, beklentilerin altında kalacak verilerin faiz görünümünü hızla yeniden şekillendirebileceğini ve iki yıllık tahvil getirilerindeki düşüşün altını yıl sonuna kadar 4.500 ile 4.750 dolar bandına çıkarabileceğini öngörüyor.
Diğer taraftan, güçlü bir istihdam artışı ya da kalıcı enflasyon dalgalanmaları tahvil getirilerini ve doları yükseltebilir. Bu durum, altın fiyatlarını yeniden 4.000 dolar seviyesine itebilir.
4.200 Dolar Seviyesi ve Teknik Göstergeler
Altın, 4.100 doların üzerine çıkmayı başarsa da teknik açıdan kalıcı bir yükselişin henüz yaşanmadığı ifade ediliyor. IG’den kıdemli piyasa analisti Tony Sycamore, altının kalıcı bir toparlanma gösterebilmesi için önce 4.080 dolar civarındaki düşüş trendi direncinin üzerinde kapanış yapması, ardından temmuz başındaki 4.202 dolar zirvesinin aşılması gerektiğini belirtti.
Eğer bu durum gerçekleşmezse, haziran ayındaki 3.942 dolar dip seviyesi yeniden test edilebilir. Bu nedenle, piyasada psikolojik eşiğin daha çok 4.200 dolar olarak görülmesi gerektiği belirtiliyor.

