Ünlü yatırımcı Peter Brandt, Bitcoin piyasasında da geleneksel grafik analizinin etkinliğine dikkat çekiyor. Bu tespiti doğrulamak için, 1977’ye ait bir soya fasulyesi grafiği ile geçen yılki Bitcoin grafiğini karşılaştırdı ve benzer teknik yapıların farklı dönemlerde tekrarlandığını iddia etti.
Klasik Formasyonlar
Brandt’ın çalışmasında, her iki grafikte de “genişleyen tepe” adı verilen formasyon öne çıkıyor. Bu teknik yapıda, fiyatlar yükseldikçe oynaklık artıyor ve hem tepe hem de dip seviyeler birbirinden uzaklaşıyor. Görünüm, teknik analizde megafon şeklinde bir desene dönüşüyor ve alıcı-satıcı ortak görüşünün zayıfladığını işaret ediyor.
“Ne kadar çok şey değişirse, o kadar çok şey aynı kalır. Eski usul hala çalışıyor.”
Brandt, soya fasulyesi örneğinde fiyatın genişleyen tepe formasyonunun alt çizgisinin altına indiğini, Bitcoin’in de benzer bir seyir izlediğini düşünüyor. Brandt’a göre, BTC, 2025’e doğru bu yapıyı tamamladıktan sonra destek seviyesinin altına sarktı ve uzun vadeli bir düzeltme evresine girdi.
Bitcoin Dalgalanması
Brandt, yaz başında Bitcoin’in ilk hedef düşüş seviyesine ulaştığını ifade etti; ancak kalıcı bir dip noktası oluşumunun henüz gerçekleşmediğini belirtti. Bu durumun, piyasanın daha düşük seviyeleri test etme olasılığını artırdığını vurguladı.
Brandt, haziranda yaptığı açıklamada Bitcoin’in şubat ayında belirlenen dip seviyesini test ettiğini, ancak daha büyük bir düşüş veya son bir satış dalgasının mümkün olduğunu ve sürdürülebilir bir dip için ekim ayını beklediğini belirtti.
Brandt, uzun zamandır emtia ve finans piyasalarındaki analizleriyle tanınıyor. Yakın zamanda, kısa vadeli öngörülerinde altının Bitcoin’e kıyasla daha güçlü seyredeceğini dile getirdi.
Altının Üstün Performansı
Brandt, altının kısa vadede Bitcoin’e nazaran daha iyi performans göstereceğini tahmin ediyor. Bu nedenle, Bitcoin varlıklarının bir kısmını satarak altına yatırım yapmayı düşündüğünü açıkladı.
Geçmişte yaptığı en büyük hatalardan birinin, Bitcoin 400 dolar seviyesinde iken daha fazla satın alıp uzun süre elde tutmamak olduğunu belirtti. Bu durum, kısa vadeli belirsizliğe rağmen Bitcoin’in uzun vadeli potansiyeline olan inancını yitirmediğini gösteriyor.

