Kripto varlık dünyasında riskler artık sadece dijital saldırılarla sınırlı değil. Fiziksel şiddet ve tehdit içerikli saldırılar giderek daha yaygın hale geliyor. 2026’nın ilk altı ayı için CertiK tarafından hazırlanan Wrench Attacks Report, kripto varlık sahiplerine yönelik fiziksel tehditlerin arttığını ortaya koyuyor.
Saldırı Vakalarında Artış
Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre 2026’nın ilk yarısında, doğrulanmış fiziksel saldırıların sayısında belirgin bir yükseliş yaşandı. Dünya genelinde 52 saldırı rapor edildi ve bu, 2025’in aynı dönemine kıyasla önemli bir artışa işaret ediyor. Saldırılarla ilgili mali kayıplar ise 124,1 milyon dolara çıktı.
CertiK, elde edilen rakamların resmi suç gelirine dayalı değil, bildirilen kayıplar ve fidye taleplerine ilişkin olduğunu belirtti.
Rapor, sadece kamuya açıklanmış olayları içeriyor ve gerçekte daha fazla vaka olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. CertiK, blockchain teknolojisi ve akıllı sözleşme güvenliğinde uzmanlaşmış bir firma olarak tanınıyor.
Avrupa’da Artış, Fransa Başı Çekiyor
Coğrafi olarak bakıldığında, doğrulanmış saldırıların büyük bir bölümü Avrupa’da, özellikle Fransa’da kaydedildi. Fransa’da toplam 33 vaka bulunarak, en fazla saldırı kaydedilen ülke konumuna geldi.
Bu durumun sebepleri arasında, Batı Avrupa’daki güçlü kripto ekosisteminin, kamuya açık bilgi akışı ve olayların daha titiz bir şekilde raporlanması olabileceği belirtiliyor.
Rapora göre, fiziksel tehditler Avrupa’nın batısında daha yoğun hale geldi.
Güvenlik Önlemlerinin Yeterliliği
Belge, kripto cüzdanlarının yalnızca güvenli olarak kabul edilmesinin yeterli olmayabileceğini vurguluyor. CertiK, kripto varlıklarının güvenliği için baskı altında tek bir kişinin varlıkları hareket ettirmesini engelleyen saklama çözümlerine odaklanmayı öneriyor.
Çoklu onay mekanizmaları, işlem limitleri, para çekme gecikmeleri gibi güvenlik önlemleri, yetkisiz erişimi yavaşlatabilir ve bu sayede saldırılara karşı daha fazla zaman kazanılabilir. Bu tespitler, kripto güvenliğinin yalnızca yazılım güvenliğiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda varlık sahiplerinin de korunması gerektiğini gösteriyor.

