Küresel ekonomik belirsizlikler ve dijital varlıkların giderek artan cazibesi sürerken, merkez bankalarının altın alımında rekor düzeyde bir artış yaşandığı gözlemleniyor. Dünya Altın Konseyi tarafından yapılan anket, küresel altın rezervlerinin 2025 yılı boyunca artacağına dair yüksek bir beklentinin olduğunu ortaya koyuyor.
Altın Alımlarının Arkasındaki Nedenler
Merkez bankalarının %81’i altın rezervlerini artırmayı planlıyor. Bu eğilimin arkasında jeopolitik riskler, enflasyona karşı korunma isteği ve ABD dolarına olan bağımlılığı azaltma gibi faktörler yer alıyor. 2024 yılı itibarıyla merkez bankaları toplamda 1.037 ton altın satın alarak tarihi bir seviyeye ulaştı.
Dünya Altın Konseyi’nin 74 merkez bankasıyla yaptığı ankete göre, önümüzdeki 12 ayda altın almayı planlayanların oranı %45’e çıktı ve bu seviye şimdiye kadarki en yüksek oran olarak kayda geçti.
Dünya Altın Konseyi’nin verileri, altının yanı sıra diğer sert varlıklara olan ilgiyi de gösteriyor. Bankalar, altın alımlarını dijital varlıklarla da dengelemeye çalışıyor. Bu çerçevede Bitcoin ve diğer kripto varlıklar da öne çıkıyor.
Bitcoin ve Tokenizasyon İlgisi
Bitcoin, birçok finans kurumu tarafından dijital altın olarak kabul görüyor ve bu değer saklama aracı, kurumsal portföylerde daha fazla yer bulmaya başlıyor. Örneğin, BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust fonu, önemli bir büyüklüğe ulaşarak dikkat çekiyor.
Bu süreçte, altının yanında blokzincir tabanlı altın ürünlerine olan ilginin de arttığı belirtiliyor. Paxos Gold ve Tether Gold gibi tokenleştirilmiş altın ürünleri yatırımcılara sunduğu esneklikle ilgi çekiyor.
Zincir Üstü Altın Ürünleri
Bu yenilikçi altın ürünleri, günün her saati erişim imkanı sunarak yatırımcılara cazip geliyor. Aynı zamanda, borsalar ve saklama hizmetleri sunan kurumların bu tür ürünlere yönelik talepte artış yaşandığını belirtmesi şaşırtıcı değil.
Haberde, varlık yöneticilerinin PAXG ile spot BTC ETF’lerini bir araya getiren çoklu varlık ürünleri geliştirebileceği, borsa ve saklama kuruluşlarında ise altın kripto bileşenli çözümlere talebin artabileceği vurgulanıyor.
Düzenleyici çerçevede Basel III risk ağırlıkları, bu eğilimleri etkileyen bir diğer unsur olarak karşımıza çıkıyor. Altının %0 risk ağırlığı, kripto varlıkların ise yüksek sermaye yükümlülüklerine sahip olması, yatırımcıların stratejilerini doğrudan etkiliyor. Bu durumun dijital varlıkların gelecekteki düzenlemeleri üzerinde önemli bir etkisi olabilir.

