Floridalı Rodney Burton, bilinen adıyla “Bitcoin Rodney”, ABD’de 1,8 milyar dolarlık HyperFund kripto para dolandırıcılığına iştirak ettiğini kabul etti. Federal mahkemeye sunulan evraka göre, Burton bu dolandırıcılık organizasyonunun tanıtımında aktif rol oynadı.
HyperFund İddiaları ve Sahte İddialar
Savcılık, HyperFund adlı yapının kripto madenciliğinden günlük %0,5 ile %1 oranında kar elde ettirme vaadinde bulunduğunu belirtti. Ancak bu vaatlerin altını dolduracak herhangi bir madencilik faaliyeti gerçekte yoktu.
Federal makamlar, HyperFund’un yatırımcılara günlük kazanç sözleri verdiğini, ancak bu vaatlerin gerçekte bir dayanağı olmadığını açıkladı.
Organizasyon, yatırımcıları aldatmak için piramit sistemi benzeri bir model kullandı ve üyelik paketleri üzerinden büyük kazançlar sağladığını öne sürdü. Paralar geri çekilmeye çalışıldığında ise bu talepler uzun süre karşılanmadı.
Rodney Burton’un Etkisi ve Finansı
Mahkeme belgelerine göre, Burton HyperFund’ı Şubat 2020 ve Ocak 2022 arasında aktarmasız tanıttı. Bu dönem boyunca, Burton farklı ticari yapılar vasıtasıyla yatırımcı parasının sisteme akışını sağladı.
Rodney Burton, HyperFund ilintili faaliyetlerden 7,8 milyon dolardan fazla kazanç elde ettiğini beyan etti.
Dosyada, Burton’un tanınmış kimliğini kullanarak yeni kurbanlar çektiği ve bu işlemler sırasında bazı ünlü isimlerle bağlantılar kurduğu belirtildi.
Diğer Sanıklar ve Yargı Süreci
Davada diğer önemli figürlerden biri ise Avustralyalı Sam Lee. Lee için suçlamalar yapılmış olmasına rağmen henüz kesin bir mahkumiyet kararı verilmedi. Diğer bir sanık Brenda Chunga ise menkul kıymet dolandırıcılığı komplosuyla suçlanıyor.
Chunga’nın duruşmaları birkaç kez ertelendi ve son olarak 29 Haziran’a planlandı. Burton’ın cezasının ise 23 Temmuz’da ABD Yargıcı Richard D. Bennett tarafından açıklanması bekleniyor. Bu davaların sonuçlarıyla toplamda beş yıla kadar federal hapis cezası yatabilir.
HyperFund davası, özellikle OneCoin ve BitConnect gibi geçmiş büyük dolandırıcılıklar ile kıyaslandığında dikkat çekmektedir. Savcı Christina A. Hoffman da bu davanın arkasındaki önemli isimlerden biri olarak öne çıkıyor.

