Önümüzdeki yıllarda, dijital varlıkların toplam piyasa değeri çok büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalabilir. Project Eleven tarafından hazırlanan kapsamlı bir rapor, 3 trilyon doların üzerinde değere sahip dijital varlıkların, kuantum bilgisayarlar sayesinde gelecekte çalınabileceğini vurguluyor.
Kuantumun Tehdit Kapasitesi
Project Eleven, dijital varlıkların korunması ve gelişen kuantum teknolojisine karşı daha dirençli hale getirilmesi üzerinde yoğunlaşan bir kuruluş olarak öne çıkıyor. Şirket, Solana Vakfı ile iş birliği içinde olduğunu duyurdu. Raporda, kripto varlıkların çoğunun eliptik eğri imza algoritmaları ile korunduğu ve bu yapıların kuantum bilgisayarlarına karşı savunmasız kalabileceği belirtiliyor.
Konu sadece kripto paralardan ibaret değil; bankacılık sistemleri, bulut altyapıları, kimlik doğrulama ağları ve askeri iletişim sistemleri de benzer şekilde etkilenebilir. Yani tehlike sadece Bitcoin veya Ethereum gibi dijital paralarla sınırlı değil.
“Mevcut eğilimler göz önüne alındığında, Q-Günü’nün yani kuantum bilgisayarların kriptografik savunmaları aşabileceği tarih 2033’ten önce olabilir. Bu tarih 2030’a kadar çekilebilir. Küresel çapta post-kuantum şifreleme sistemine geçiş için zaman daralıyor.”
Zamana Karşı Yarış ve Eşgüdüm
Rapor, dijital sistemler için bu tür güvenlik geçişlerinin karmaşık yapılar nedeniyle beş ila on yıldan fazla sürebileceğini vurguluyor. Teknik bir değişiklikten ziyade geniş bir koordinasyon gerektiren bu süreçte, kullanıcılar, borsa operatörleri ve madencilerin eş zamanlı çalışması kritik önem taşıyor.
Sorunun sadece teknik zorluklardan ibaret olmadığı, küresel düzeyde hızlı hareket etmenin ve maliyetleri karşılamak için kurumlar arası iş birliğinin gerekliliği üzerinde duruluyor.
Bitcoin ve Geçişin Zorlukları
Raporun yazarı Alex Pruden, Bitcoin’in yapısı nedeniyle güncellemelere karşı dirençli olduğunu belirtiyor. Önceki SegWit güncellemesinin bile uzun sürdüğünü ve süreçte büyük zorluklarla karşılaşıldığını hatırlatıyor. Merkezi olmayan yapısı sebebiyle, Bitcoin’in yeni şifreleme standartlarına geçişi diğer varlıklara göre daha yavaş olabilir.
Projenin CEO’su Pruden, Bitcoin’in post-kuantum sürecinin yakın zamanda yapılan Taproot güncellemesinden bile daha karmaşık olabileceğini belirtti. Bu geçişi başarmak için borsaların, kullanıcıların ve madencilerin uyum içinde hareket etmeleri gerektiğini vurguladı.
Yaklaşık 5,6 milyon ila 6,9 milyon arasındaki Bitcoin miktarının kuantum saldırılarına karşı risk altında olduğunu belirten Pruden, arz devresinde değişiklik yaparak daha güvenli hale getirilebileceğini ileri sürdü.
Raporda, Bitcoin’in sabit arz ilkesinin ve sahiplik hakkı anlayışının, kuantum riski karşısında alınabilecek önlemlerle çelişebileceği belirtiliyor.
Projenin sonucunda, Project Eleven gibi kuruluşlar, dijital güvenlik alanındaki tehditleri ve kuantum teknolojilerinin yaratabileceği potansiyel riskleri tüm detaylarıyla ortaya koymaya devam ediyor. Bu rapor, sektörde kuantum bilgisayarların yaratabileceği güvenlik açıkları üzerine geniş çaplı bir tartışmanın fitilini ateşledi.

