ABD Merkez Bankası, mevcut politika faiz oranını değiştirmeme yönünde karar alarak beklentilere uygun hareket etti. Bu kararın ardından, federal fon faiz oranının %3,50 ile %3,75 aralığında kalmasına devam edileceği duyuruldu. Bu durum, üst üste dördüncü kez faiz oranının değişmediği anlamına gelmektedir. FED yetkilileri, enflasyon baskısı ile ekonomik büyümedeki yavaşlama arasında denge kurmaya çalışmaktadır.
Farklı Görüşler ve Oy Ayrılıkları
Faiz kararı sırasında yönetim kurulu üyeleri arasında çeşitli görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Mirran, faiz oranının 25 baz puan düşürülmesini destekledi. Diğer üyeler ise faizlerin mevcut seviyede tutulmasını ancak metinden faiz indirimi beklentisinin çıkarılmasını önerdiler. Beth Hammack, Neel Kashkari ve Lorie Logan tarafından savunulan bu tutum, kurul üyeleri arasında önemli bir ayrılık olduğunu göstermektedir.
“Federal fon faiz oranı hedef bandı için ek ayarlamaların kapsamı ve zamanlaması değerlendirilirken, Komite gelen verileri, değişen görünümü ve risklerin dengelenmesini dikkatle gözden geçirecek.”
Piyasalarda Etkiler ve Gelişmeler
Faiz oranı kararının ardından kripto ve hisse senedi piyasalarında hafif düşüşler gözlemlendi. Bitcoin son 24 saatte %0,5 değer kaybederek 76.000 dolar seviyesinin hemen altına indi. Bu arada, ABD borsalarında da düşüş yaşandı; Nasdaq endeksi %0,35 değer kaybetti. Tahvil getirilerinde ise artış görüldü; özellikle iki yıllık ABD Hazine tahvil getirisi %3,93’e yükseldi.
FED Yönetiminde Değişim ve Beklentiler
Bu toplantı, Jerome Powell’ın başkanlığındaki son toplantı olarak kayda geçti. Powell’ın görev süresinin bitimine çok az kalması nedeniyle yerine Kevin Warsh’ın geçmesi beklenmektedir. Üç üyenin görüş ayrılıkları, yeni başkan için zorluklar doğurabilir.
Yatırımcıların gözü şimdi Powell’ın basın toplantısına çevrilmiş durumda. Piyasa aktörleri, gelecekteki politika adımlarına dair ipuçları arayacak ve bu toplantının belirsizlikleri nasıl yöneteceği konusunda sorular sormaya devam edecektir.
Ayrıca, ABD ile İran arasındaki gerilimin yükselmesi, petrol fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Batı Teksas tipi ham petrol, son dönemin en yüksek seviyelerine çıkarak varil başına 105 dolar sınırına yaklaştı.
Enerji fiyatlarında meydana gelen artış, enflasyonun yukarı yönlü hareketine katkı sağlarken, ekonomik faaliyetlerde yavaşlama yaratabilir. FED’in fiyat istikrarı ile ekonomik büyüme hedefleri arasında nasıl bir öncelik vereceği merak konusu olmaya devam ediyor.

