Kuantum bilgisayarların kripto para dünyasına yönelik doğrudan bir tehdit olması henüz an meselesi değil. Ancak geliştiriciler, bu olasılığa karşı pek çok korunma stratejisi üzerine yoğunlaşıyor. Özellikle Bitcoin’in şifreleme altyapısıyla ilgili yeni araştırmalar, kuantum saldırılarına hazır olunmasını hızlandırıyor.
Kuantum Bilgisayarların Risk Potansiyeli
Google tarafından yayımlanan bir araştırmada, güçlü kuantum bilgisayarların Bitcoin’in temel güvenlik mekanizmasını 9 dakikada aşabileceği belirtiliyor. Bu süre, Bitcoin işlemlerinin bir blokta onaylanmasından bile daha kısa. 2029 yılına kadar böyle bir tehdit gerçek olabilir.
Yaklaşık 6,5 milyon Bitcoin, kuantum bilgisayarlar tarafından hedef alınabilecek adreslerde duruyor. Satoshi Nakamoto’ya ait adreslerin de bu kapsama girmesi, endişeleri artırıyor. Bitcoin’in tabanına zarar verebilecek bu tür kırılmalar, sistemin temel güvenilirliğini sarsabilir.
Yeni Koruma Yöntemleri
Birçok kullanıcı, açık anahtarların zincirde kalıcı olması nedeniyle risk altındadır. Özellikle Taproot gibi en son adreslerde bekleyen Bitcoinler de tehdit altında. Buna karşı geliştirilen BIP 360 ile açık anahtarlar kalıcı olmaktan çıkabilir. Ancak eski adreslerin korunması için bu tek başına yeterli değil.
ABD Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü, “2024 yılına ait SPHINCS+ tabanlı SLH-DSA olarak adlandırılan post-kuantum imza algoritması, daha dayanıklı bir imzalama yöntemi sunacak.”
Ancak, imza boyutunun artması, işlem masraflarını da yükseltebilir.
Commit/Reveal yöntemi, beklemedeki işlemleri korumak amacıyla zincire iki aşamalı bir kayıt modelini getiriyor. Bu, saldırganların işlemi değiştirmesini zorlaştırıyor. Lightning Network’ün kurucusu Tadge Dryja tarafından önerilen bu yaklaşım, Bitcoin işlemlerinin güvenliğini artırmayı amaçlıyor.
Hunter Beast’in geliştirdiği Hourglass V2 önerisi ise eski adreslerde bekleyen Bitcoin’lerin zarar görmesini engellemek için her blokta yalnızca bir Bitcoin harcanmasını öneriyor. Bu öneri, Bitcoin topluluğunda tartışmalara yol açıyor.
Henüz sunulan çözüm önerilerinin hiçbiri uygulamaya konulmuş değil. Bitcoin’in merkeziyetsiz yapısı ve topluluk içi onay süreçleri, köklü değişiklik önerilerinin yavaş uygulanmasına neden oluyor. Yine de geliştiriciler arasında süren diyaloglar, konunun uzun süre daha tartışılacağını gösteriyor.

