Son haftalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası yönündeki beklentilerde dikkate değer değişiklikler yaşandı. Daha önce 2026 yılı için birden fazla faiz indirimi beklenirken, şimdi bu yıl içinde faiz artışına gidilebileceği öngörülüyor. CME FedWatch verileri, yıl sonunda gösterge faiz oranının mevcut seviyenin üzerine çıkma ihtimalinin yüzde 30’a yükseldiğini gösterdi.
Enflasyon ve Enerji Piyasasındaki Etkenler
Bu değişimde önemli rol oynayan faktörlerden biri enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve yenilenen enflasyon kaygıları oldu. Orta Doğu’da artan gerilimler petrol fiyatlarını ciddi şekilde yükseltti. Bu durum ABD tahvil piyasasında da hareketlenmelere yol açtı.
Gıda ve enerji fiyatlarının, Orta Doğu’daki nakliye sorunları çözülene kadar uzun süre yüksek kalacağı düşünülüyor. Bugün bir barış anlaşması sağlansa bile, etkilerinin görülmesi aylar alacaktır.
Enflasyon, Fed’in yüzde 2’lik hedefinin üzerinde seyrederken, beş ve on yıllık vadeli enflasyon beklentileri sırasıyla yüzde 2,5 ve yüzde 2,3 seviyelerinde kaldı. Bu durum, piyasaların gelecekte enflasyonun hedefin üstünde kalmaya devam edeceğine inandığını gösteriyor.
ABD genel olarak net enerji ihracatçısı olduğu için enerji fiyatlarındaki yükselişten olumlu etkilenebilir. Askeri harcamalarda yaşanacak artış da ekonomiye destek sağlar. Her iki sektör birleştiğinde, ülkenin büyüme oranında ani bir düşüş yaşanması beklenmiyor.
Kripto Paraların Durumu
Kripto para dünyasında bitcoin, son dönemde istikrar sağlamaya çalışsa da diğer varlıklar kadar iyi bir performans gösteremedi. Altın ve Nasdaq endeksi, son günlerdeki gerilemelerle dikkat çekti ve piyasalarda oynaklık artış gösterdi.
Geçmiş dönemle kıyaslandığında farklı bir tablo gözleniyor. Altının fiyatı geçtiğimiz yıllarda önemli yükselişler kaydederken, Nasdaq endeksi de rekor seviyelere yaklaştı. Ancak bitcoin, özellikle uzun vadede diğer varlıklar karşısında değer kaybetmiş görünüyor.
Kısa vadeli dalgalanmaların dışında, bitcoin’in hâlâ hisse senetleri ve altın gibi yatırım araçlarının gerisinde olduğu gözleniyor. Bu durum, finansal piyasalardaki çeşitliliğin ve risklerin iyi değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

