Custodia Bank’in Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası’na (Fed) doğrudan erişim mücadelesi, uzun süren hukuk savaşlarının ardından temyiz mahkemesinin son itirazı da reddetmesiyle nihayet sona erdi. Bankanın beş yıl süren çabası sonuçsuz kalırken, Fed’in kendi ödeme sistemine kimlerin erişim sağlayabileceği konusundaki geniş takdir yetkisi bir kez daha ön plana çıktı.
Fed’in Yetkisi Güçlendi
ABD Temyiz Mahkemesi, Custodia Bank’in Fed’den doğrudan erişim sağlayacak olan master account talebini tekrar görmeyi reddetti. Bu hesap, finansal kurumların Merkez Bankası’nda rezerv bulundurmasına ve Fed’in ödeme sistemine doğrudan bağlanmasına olanak tanıyor. Custodia, bu talebi ilk olarak Ekim 2020’de yapmış, başvurusu reddedilince yasal yollara başvurmuştu.
Custodia, para politikalarını düzenleyen yasaya atıf yaparak, bu tür hizmetlerin eyalet lisanslı bankalara verilmesinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini savundu. Kripto varlıklar odaklı çalıştıkları için ödeme sistemine erişimlerinin önemli olduğunu belirtti. Mahkemeler ise, Merkez Bankası’nın bu tür başvurular üzerindeki karar verme yetkisinin devam edeceğine dikkat çekti.
Custodia Bank, dijital varlık sektöründe sürdürülebilirlik için Merkez Bankası ödeme sistemine erişimin zorunlu olduğunu belirtti.
Custodia’nın savunmasında, riskten uzak bir yapı sunulduğu iddia edilirken, temyiz mahkemesi kararıyla Fed’in takdir yetkisi pekişti.
Kripto ve Fintech Dünyası Bankacılıkla Bütünleşmeye Çalışıyor
Custodia’nın yasal mücadelesi, ABD’de kripto varlık ve fintech şirketlerinin bankacılık altyapısına erişim taleplerinin yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. Yakın zamanda Kraken, Merkez Bankası’nın Kansas City şubesinden sınırlı erişimle bir hesap almayı başardı ve bu hesap, Fedwire ödeme sistemiyle bağlantı kurmasında önemli bir adım oldu.
Bu gelişmeler, finansal düzenleyicilerin kripto şirketlerine daha sınırlı veya kontrollü erişim modelleri üzerinde çalışabileceğine dair düşünceleri de beraberinde getirdi.
Temyiz Mahkemesi hakimi Timothy Tymkovich, bankaların erişiminin reddedilmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti ve Custodia’nın başvuru sürecinde ön düşüş aşamasında herhangi bir engelin olmadığını vurguladı.
Kripto şirketlerinin Amerika’da bankacılığa ulaşma çabaları bunlarla sınırlı değil. Örneğin İngiliz fintech firması Revolut, ulusal bir banka lisansı almak için federal yetkililerle ikinci kez iletişime geçti. Başvurusu kabul edilirse, tüm eyaletlerde faaliyet gösterebilecek.
Son zamanlarda Nubank, Crypto.com, Circle, Ripple, BitGo, Fidelity Digital Assets ve Paxos gibi şirketler de lisans almak için başvuruda bulundu. Bu, fintech ve dijital varlık sektörünün bankacılık altyapısına entegrasyon çabalarının süreceğine işaret ediyor.

