Tornado Cash protokolünün geliştiricilerinden Roman Storm, ABD Adalet Bakanlığı savcılarının talebi üzerine tekrar yargılanacak. Savcıların önerdiği bu yeni davanın Ekim 2026’da başlaması bekleniyor. Gelişen süreçte, kripto para karıştırıcılarıyla ilgili düzenleyici tavırların da değiştiği gözlemleniyor.
Storm’a Yöneltilen Ciddi Suçlamalar
İlk jürili yargılamanın Ağustos 2025’te gerçekleştiği New York Güney Bölgesi’ndeki davada, Storm lisanssız para transferi yürütmekten suçlu bulunmuştu. Ancak kara para aklama ve ABD yaptırımlarını ihlal suçlamalarında jüri ortak bir karara varamamıştı. Bu sebeple, bu ağır suçlamalarla ilgili yeni bir yargılama kararı alındı.
ABD Adalet Bakanlığı’ndan savcı Jay Clayton liderliğindeki ekip bu ikincil suçlamalar için Storm’un yeniden yargılanmasını talep etti.
Savcılık, her bir suç için yirmi yıla kadar hapis cezası talebinde bulunacak. Storm, toplamda 40 yıla kadar hapis cezası alma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Bu süreçte Storm’un avukatları, ilk mahkûmiyetle ilgili mevcut kanıtların yetersiz olduğunu dile getirerek, hukuki mücadeleyi sürdürüyor.
Düzenleyici Tavrın Karmaşıklığı
ABD Hazine Bakanlığı, bu yeni yargılama süreci sırasında Kongre’ye sunduğu raporda, merkeziyetsiz kripto para karıştırıcılarının meşru gizlilik amaçlarına hizmet edebileceğini belirtti. Ancak bakanlık, bu protokollerle ilgili yeni kısıtlamalar önermedi ve önceki kayıt tutma zorunluluklarını uygulamadı. Bu durum, hükümetin farklı organlarının sektöre Çelişkili bakış açılarıyla baktığını gösteriyor.
Kripto para sektöründeki temsilcilerden bazıları, yeni yargılama hamlelerini hayal kırıcı buluyor. On iki kişilik jüri, Storm’un eylemlerinde ciddi suç unsurları bulunmadığına dair uzlaşamamıştı, bu da suçlamaların yeterli düzeyde kanıtlanamadığını ortaya koyuyor.
Tornado Cash Protokolünün Rolü
Tornado Cash, merkeziyetsiz bir karıştırıcı protokolü olup, kullanıcıların işlemlerini anonimleştirir ve bu esnada kullanıcılara ait fonları elinde tutmaz. Roman Storm, bu sistemin yazılım altyapısını oluşturmuştu. Dava, bir yazılım geliştiricisinin oluşturduğu aracın, başkaları tarafından suç işlemek amacıyla kullanılması nedeniyle suçlanıp suçlanamayacağı üzerinde yoğunlaşıyor.
İlk davalarda jüri, sadece daha hafif bir suçlamada Storm’u suçlu bulmuş, diğer iki ağır suç için görüş birliğine varamamıştı. Özellikle kara para aklama ve yaptırım ihlali gibi suçlamaların, merkeziyetsiz ve yazılım tabanlı protokoller için ne derece geçerli olduğunun tartışmalı olduğu düşünülüyor.
Hazine Bakanlığı’nın yeni raporu, karıştırıcıların meşru kullanımını tanımış olsa da, Storm için hukuki risklerin devam ettiği görülüyor. Yeni jüri, önceki olguları farklı bir hukuki ve toplumsal bağlamda değerlendirecek.

