American Bitcoin Corp (ABTC), 2025 yılının dördüncü çeyreğinde kaydettiği %159’luk gelir artışıyla kripto para piyasasında ses getirdi. Şirket, ilk altı aylık borsa serüveninde gelirlerini 78,3 milyon dolara yükselse de operasyonel karında piyasa koşullarının etkisi hissedildi. Bunun yanında, ABTC’nin kripto para portföyü 6 bin 235 BTC seviyesine çıktı. Ancak, bu başarılar, arka planda yaşanan etik tartışmalar ve hukuki süreçlerin gölgesinde kaldı.
Finansal Büyüme ve Hisse Senedi Zorlukları
Şirketin gelir artışı kripto madencilik kapasitesinin genişlemesiyle doğrudan ilişkilendiriliyor. Dünyadaki en büyük Bitcoin sahipleri arasında yer alan ABTC, çeyrek bazda gelirlerinde %22’lik bir artış daha kaydetti. Ancak bu ekonomik yükseliş, hisse değerlerine beklenen katkıyı sağlamadı. Şirketin hisse fiyatları %3,33 düşerek 1,015 dolara gerilemekle kalmadı, yılbaşından bu yana %75,8’lik bir değer kaybı gerçekleşti.
Kripto para sektöründe yaşanan dalgalanma nedeniyle şirketin toplam net zararı 59,5 milyon doları buldu. ABD piyasalarındaki olumsuz hava ve Nvidia gibi büyük teknoloji firmalarının yaşadığı beklenti eksikliğinin de ABTC hisseleri üzerinde negatif bir etkisi oldu. Bu atmosferde yatırımcılar, şirketin büyük Bitcoin rezervine rağmen, makroekonomik belirsizlikler ve sektör riskleri nedeniyle temkinli kalmayı tercih etti.
Siyasi Bağlantılar ve Etik Endişeler
ABTC ve ona bağlı DeFi protokolü World Liberty Financial (WLFI), Trump ailesinin doğrudan müdahalesiyle etik eleştirilerle karşı karşıya kaldı. Yönetimde Eric ve Donald Trump Jr.’ın bulunduğu, eski Başkan Donald Trump’ın ise “Baş Danışman” olarak destek verdiği bu yapılarla ilgili çıkar çatışması iddiaları gündeme geldi. Özellikle, WLFI üzerinden elde edilen gelirlerin Trump ailesinin mülk gelirlerinin çok üzerinde olması, siyasi gücün kişisel ticari kazanç için kullanıldığı yönündeki yorumları güçlendirdi.
2025’te ABD Senatosu tarafından başlatılan soruşturma, WLFI’nin Rusya, İran ve Kuzey Koreli hacker grubu Lazarus’a fon sağladığı iddiaları üzerine odaklandı. Protokolün merkezi noktaları, katılım hakkının sınırlanması ve varlıkların dondurulması gibi uygulamalar nedeniyle eleştiriliyor. Ayrıca, sektördeki denetimlerin gevşetilmesi ve Binance kurucusu CZ’ye verilen başkanlık amnistiği gibi durumlar, finans çevrelerinde “yolsuzluk” suçlamalarının daha fazla duyulmasına sebep oldu.
Şirket yetkilileri, büyüme stratejilerinin uzun vadede değer yaratacağını belirtse de, yatırımcıların kaygılarının giderilmesi gerektiğini kabul ediyorlar.
ABTC’nin geldiği bu noktada, finansal gelişmeler ve siyasi ilişkilerden kaynaklanan eleştirilerin nasıl dengeleneceği önemli bir soru olarak öne çıkıyor. Kripto dünyasında sürmeye devam eden dalgalanmalar, şirketin gelecekteki başarılarını etkileyecek kilit etkenler arasında yer alacak gibi görünüyor.

