Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk kripto para dostu başkanı olarak seçildiğinden beri, dijital para dünyasına derinlemesine dahil oldu. Trump, bu süreçte kendisi, ailesi ve yakın çevresine önemli maddi kazançlar sağladı. Ancak bu durum, ABD senatörleri arasında hukuksal ve etik endişelere neden oldu.
Kripto İşlemleri ve Rüşvet İddiaları
Başkanların yasalar tarafından kendilerine tanınan yetkileri, kişisel menfaat için kullanmaları yasalarla yasaktır. Trump’ın kripto para girişimlerinin, rüşvet ve yolsuzluk gibi görüldüğü iddiaları gündemde yer alıyor. Trump, eşi için kripto para ihraç ediyor ve ailesi yeni DeFi projelerine imza atıyor. Öne çıkan bir başka detay ise WLFI adlı şirketin Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) yüklü bir yatırım alması oldu.
Elizabeth Warren ve Andy Kim, ulusal güvenlik endişeleri sebebiyle harekete geçilmesini istiyorlar. Bu iki senatör, Trump ile ilişkilendirilen WLFI şirketinin hisselerinin BAE tarafından satın alınmasını incelemek üzere mektup yazdılar. Bu girişim, daha önce de kripto paralarla ilgili çeşitli konulardaki harekete geçişlere benziyor fakat Demokratların seçim stratejilerinde kullanılma ihtimali nedeniyle dikkat çekiyor.
Mektubun İçeriği ve Ulusal Güvenlik
Bahsi geçen mektupta, BAE’nin üst düzey ulusal güvenlik yetkilisinin Trump ailesine ait kripto şirketi World Liberty Financial’ın (WLF) önemli bir kısmını satın aldığı vurgulanıyor. Bu durum, bir yabancı hükümet yetkilisinin yeni başkanın şirketinde büyük bir hisseye sahip olması açısından emsalsiz bir duruma işaret ediyor.
“Başkan Trump’ın göreve başlamasından dört gün önce, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) en üst düzey ulusal güvenlik yetkilisi tarafından desteklenen bir yabancı yatırım kuruluşunun, Trump ailesinin kripto şirketi World Liberty Financial (WLF) hisselerinin %49’unu yarım milyar dolar karşılığında satın almayı kabul ettiği yönündeki haberler hakkında yazıyoruz.”
Bu durum, ulusal güvenlik açısından ciddi kaygılar uyandırıyor ve CFIUS’un bu işleme yakından bakması talep ediliyor. Wall Street Journal’a göre bu tarz bir anlaşma, Amerikan siyasetinde benzeri görülmedik bir örnek niteliğinde.
Mektup ayrıca, WLF’nin bazı yönetim kurulu üyelerinin, BAE’nin ulusal güvenlik danışmanı Şeyh Tahnoon’un başka şirketlerinde görev aldığını belirtiyor. Bu kişilerin, diğer görevlileriyle birlikte Çin ile bağlantılı teknolojiler geliştirdiği iddia ediliyor. CFIUS’un bu konuda tarafsız bir inceleme yapması ve ulusal güvenliği korumak adına gerekli adımları atması bekleniyor.

