Bitcoin, son günlerde yaşadığı yüzde 10’luk ani düşüşle birlikte 81 bin dolar seviyelerini yeniden test etti. Bu düşüş, kripto piyasasında risk algısının arttığını gösteriyor. Spot Bitcoin ETF’lerinden kaynaklanan önemli çıkışlar ve altın fiyatlarındaki hızlı geri çekilmeler, yatırımcıların daha temkinli davranmasına yol açan faktörler arasında yer alıyor. Aynı zamanda, 80 bin dolar seviyesinin psikolojik destek olarak gücü de yatırımcılar tarafından tekrar değerlendiriliyor.
ETF Çıkışlarının Piyasaya Etkisi
ABD merkezli spot Bitcoin ETF’leri, bu yılın başlangıcından bu yana 2,7 milyar dolarlık net çıkış yaşadı. Bu ciddi çıkış, ETF’lerin portföy değerinin yüzde 2,3’üne denk geliyor. Piyasa uzmanlarından bazıları, kurumsal yatırımcıların taleplerinin zayıfladığını savunurken, diğerleri son dönemde altının değer artışı nedeniyle Bitcoin’in “değer saklama aracı” konumunun gölgede kaldığını düşünüyor. Altın fiyatlarındaki ani yüzde 13’lük düşüş ise yalnızca kripto piyasasına özgü bir riskte artış olmadığını ortaya koyuyor.
Global piyasalarda artan belirsizlik, yatırımcıların nakit ve kısa vadeli ABD tahvillerine yönelmesine sebep oluyor. Benzer bir durum, Nasdaq gibi geleneksel borsalarda da gözlemlendi. Teknoloji hisselerindeki sert dalgalanmalar, kripto varlıklar ile aynı sepet içinde yer aldığını belirginleştiriyor.
Kuantum Tehdidi ve Türev Piyasalar
Kuantum bilgisayarların blokzincir güvenliğine yönelik potansiyel tehlikeleri, yatırımcıların kaygılarını artıran bir diğer unsur.
Coinbase, bu riskleri değerlendirmek amacıyla bağımsız bir danışma kurulu oluşturduğunu açıkladı ve 2027 yılına kadar bu konuda araştırmalar yayımlamayı planladığını belirtti.
Blockstream’in kurucu ortağı Adam Back, olası kuantum tehditlerinin abartıldığını ve somut bir riskin uzak gelecekte olabileceğini iddia ediyor.
Türev piyasalarındaki veriler de yatırımcıların mevcut kaygılarını yansıtıyor. Bitcoin opsiyonlarındaki delta skew oranının yüzde 17’ye yükselmesi, aşağı yönlü risklere karşın yoğun bir korunma arayışını işaret ediyor.
Haftanın sonuna doğru, 860 milyon dolarlık kaldıraçlı long pozisyonunun tasfiye edilmesi, birçok yatırımcının piyasa düşüşüne hazırlıksız yakalandığını gösteriyor. Öte yandan, vadeli işlem pozisyonlarındaki düşüş, piyasadaki aşırı kaldıraç riskinin azaldığını işaret ediyor.

