Polymarket, kripto piyasalarında önemli bir yenilik getirerek Bitcoin ve Ethereum’un dalgalanmalarına yönelik yeni sözleşmeler geliştirdi. Kripto yatırımcıları için fırsatlar sunan bu yeni sistem, Polymarket üzerinde işleme açılan kontratlar sayesinde yatırımcılara daha geniş bir tabanda işlem yapma imkânı tanıyor. Volmex tarafından geliştirilen ürünler üzerine kurulu olan yeni yapı, kripto dalgalanmalarını daha geniş bir kitleye açarak volatilite stratejilerini kolaylaştırıyor.
Volatilite Endekslerine Dayalı Sözleşmeler
Yeni işlemler, Bitcoin ve Ethereum’un 30 günlük zımni volatilite endekslerine dayanıyor. Yıl sonuna kadar, fiyatın belirli eşikleri aşıp aşmaması durumuna göre “Evet” veya “Hayır” yanıtları üzerinden sonuçlanan bu kontratlar, yatırımcıların stratejilerini basitleştiriyor. Bu yapıyla yatırımcılar yalnızca fiyat hareketine değil, aynı zamanda dalgalanmaların şiddetine de odaklanabiliyorlar.
Dakikalık mum yapısına dayanan bu sistem, anlık fiyat hareketlerini hesaba katar. Böylelikle, yatırımcılar ani volatilite artışlarından faydalanarak stratejilerini geliştirebilir ve bireysel yatırımcıların erişimini kolaylaştırarak kripto türev piyasasındaki katılım eşiğini düşürür.
Kripto Türevlerinde Devrim Niteliğinde Adım
Volmex Labs’in kurucusu ve CEO’su Cole Kennelly, “Kripto türev piyasası açısından bu iş birliği önemli bir dönüm noktasıdır” diyerek Polymarket ile ortaklıklarının sektörde devrim yaratma potansiyeline sahip olduğunu belirtti.
Bu yeni sözleşmelerin piyasaya sürülmesi, yatırımcıların daha geniş bir kripto dalgalanma yelpazesine erişmesini sağlamakta. Piyasa analizleri, Bitcoin zımni volatilite endeksinin yüzde 40’tan yüzde 80’e çıkabileceği olasılığını yüzde 35 olarak değerlendiriyor. Benzer şekilde, Ethereum için olan volatilite beklentileri de yüzde 90 seviyelerine ulaşabileceği belirtiliyor.
Spot Bitcoin ETF’lerinin ABD’de onaylanmasından bu yana, zımni volatilite ile spot fiyatlar arasındaki korelasyonun negatif yönde geliştiği bildirilmekte. Bu durum, yatırımcılara yalnızca piyasa yönü üzerine değil, stres seviyelerine göre de pozisyon alma olasılığı yaratıyor. Yeni kontratlar, bu açıdan yatırımcılar için risklerini optimize etmede yardımcı olabilir.

