Ethereum’un kurucularından biri olan Vitalik Buterin, ağın güvenliğini ve merkeziyetsizliğini artırmayı amaçlayan yeni bir staking modelini gündeme getirdi. “Yerel DVT” adı verilen bu model, doğrulayıcıların sadece tek bir düğüme bağlı olmaksızın çalışmasını sağlamak üzere protokole entegre edilmeyi hedefliyor. Bu öneri, Ethereum staking oranlarının tarihi zirvelere ulaştığı bir dönemde dikkat çekti.
Yerel DVT’nin Çalışma Prensibi
Bu yeni yaklaşım, doğrulayıcıların birden fazla anahtar kullanarak tek bir kimlik altında işlem yapabilmesine olanak tanıyor. Blok önerme ve onaylama gibi önemli adımlar, sadece belirli bir sayıda imzanın bir araya gelmesiyle geçerli hale geliyor. Böylece, teknik bir arıza ya da güvenlik ihlali durumunda doğrulayıcı devre dışı kalmıyor.
Sistem, doğrulayıcılara minimum staking miktarının katları kadar sahip olma zorunluluğu getiriyor ve en fazla 16 anahtar kaydedilmesine izin veriyor. Her anahtar, tipik bir Ethereum düğümü gibi çalışıyor, ancak Blockchain üzerinde tek bir doğrulayıcı olarak kabul ediliyor. Buterin, bu yapının kriptografiyle ilgili varsayımlara daha az bağımlı kalarak uygulanabileceğini belirtiyor.
Yerel DVT’nin Ethereum Ekosistemine Etkileri
Buterin, yerel DVT sisteminin sadece güvenlik açısından değil, merkeziyetsizleşme için de önemli bir adım olduğunu dile getirdi. Daha az hata riski taşıyan bir yapı, bireylerin ve şirketlerin büyük hizmet sağlayıcılarına bağımlı kalmadan ağa katılımını mümkün kılıyor. Bu da doğrulayıcıların dağılımını dengeleyebilir.
Buterin, “2025’te Kraken gibi şirketler, SSV Network tabanlı doğrulayıcı teknolojilerini kullanmaya başlamış olsa da, bu sistemlerin protokol desteği olmadan yaygınlaşması zor” dedi.
Ethereum topluluğunun teknik incelemeleri ve üzerinde anlaşmaya varması gereken bu öneri, hala gelişim aşamasında. İlginç bir zamanda gündeme gelen bu konudaki tartışmalar, ağ güvenliği konusunu yeniden merkeze taşımış durumda.

