Kripto piyasalarda belirsizlik ortamı derinleşiyor. ABD merkezli spot Bitcoin ve Ethereum ETF’leri, büyük ölçüde yatırımcıların riskten kaçınma davranışlarının etkisiyle Salı günü toplam 713 milyon dolarlık bir çıkış yaşadı. Bitcoin’in 89.000 doların altına gerilemesi ve Ethereum’un kritik 3.000 dolar seviyesini kaybetmesi, fon hareketlerine damgasını vurdu. Bu gelişmeler, makroekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin kripto para piyasası üzerindeki etkilerini tekrar gündeme getirdi.
ABD’deki ETF Çıkışları Artış Gösteriyor
ABD’de işlem gören spot Bitcoin ETF’lerinde, Salı günü 483.4 milyon dolarlık bir çıkış kaydedildi. Bu süreçte, 160.8 milyon dolarlık bir çıkışla Grayscale’in GBTC ürünü dikkat çekti. Fidelity’nin FBTC ETF’si de 152 milyon dolar kaybetti. Önceki Cuma günü yaşanan 395 milyon dolarlık çıkışın ardından, bu eğilimin devam ettiği gözlemlendi.
Benzer bir eğilim Ethereum için de geçerli oldu. Altı spot Ethereum ETF’si toplamda 230 milyon dolarlık bir çıkış yaşarken, BlackRock’un ETHA ETF’sinden 92.3 milyon dolar ayrıldı.
Aynı gün içinde spot XRP ETF’lerinden 53.3 milyon dolarlık çıkış gerçekleşirken, spot Solana ETF’leri sınırlı da olsa 3 milyon dolarlık giriş sağladı. Bu durum, yatırımcıların farklı varlıklara olan ilgisinin çeşitlendiğini gösteriyor.
Makroekonomik Baskılar ve Geleceğe Yönelik Beklentiler
Piyasadaki türbülansın önemli bir nedeni olarak ABD ile Avrupa Birliği arasındaki Grönland üzerindeki ticari ve siyasi gerilim ön plana çıkıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük tarifelerine ilişkin açıklamaları, risk iştahını zayıflatıyor. Aynı zamanda, Japonya’daki devlet tahvillerinde yaşanan panik satışlar, küresel likidite koşullarını sıkılıkla buluşturuyor.
BTSE COO’su Jeff Mei, piyasanın Trump’ın söylemlerini geçmiş örneklerle incelediğini ve sert açıklamalarının zamanla yumuşatılabileceği şeklinde bir beklentinin korunduğunu belirtti.
Araştırmacı Nick Ruck, ETF çıkışlarının uzun vadeli bir güven kaybını yansıtmadığını vurguluyor. LVRG Research Direktörü Ruck, mevcut durumun jeopolitik risklerden kaynaklanan geçici bir pozisyon azaltımı olduğu görüşünde. Fon girişlerinin yeniden ivme kazanabileceği beklentisi korunuyor.

