Hong Kong’un yeni kripto para lisanslama politikası, finans dünyasında geniş yankı uyandırdı. Hong Kong Securities and Futures Professionals Association (HKSFPA), bu düzenlemenin geleneksel varlık yöneticilerinin kripto paralara erişimini sınırlandırabileceğini belirtiyor. Özellikle, daha düşük miktarlarda yapılan kripto para yatırımlarındaki esnekliklerin kaldırılması piyasada yenilikçiliği kısıtlayabilir.
Yenilikçi Yatırımlar Üzerinde Baskı
HKSFPA, Type 9 lisansına sahip portföy yöneticilerine tanınan minimum eşik uygulamasının kaldırılmasına karşı çıkıyor. Halihazırda, bu lisans sahipleri belirli bir yüzde altında kripto yatırım yaparken ek lisans gerekmeden işlem yapabiliyor. Ancak yeni kurallar, daha küçük miktarlarda dahi yatırımlarda sanal varlık yönetim lisansını zorunlu kılıyor.
HKSFPA: “Yeni düzenleme, yüksek uyum maliyetleri getirerek geleneksel fon yöneticilerini kripto para yatırımlarından uzaklaştırabilir.”
Bu değişiklikler, kripto para alanında denemelere engel teşkil edebilir. Yatırımcılar, yüksek uyum maliyetlerinden kaçınarak sektörden çekilmeyi düşünebilirler. Ayrıca, bu düzenleme piyasanın yenilik potansiyelini de sınırlandırabilir.
Saklama Kuralları ve Fon Yönetimi
Yeni yönetmelik, kripto paraların yalnızca lisanslı saklayıcılar tarafından saklanmasını zorunlu kılıyor. Bu durum, özellikle erken aşama kripto yatırımlarında sorun yaratabilir. HKSFPA, bu yönergenin Hong Kong merkezli Web3 odaklı fonları olumsuz etkileyebileceğini savunuyor.
Kripto yatırımlarına tamamen odaklanan yönetici firmalar, bu düzenlemelerle birlikte lisans almak zorunda kalabilir. Mevcut sistemde bu tür yatırımlar, geleneksel menkul kıymet sayılmadığı için lisans gerekmiyordu ancak yeni yönetmelikle birlikte ciddi değişiklikler öngörülüyor.
HKSFPA, bazı düzenlemelerin profesyonel yatırımcılar için olumlu olduğunu düşünüyor. Özellikle yurt dışı saklayıcıların kullanımı ve öz saklama olanaklarının gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar. Kripto para borsaları ve stablecoin ihraççıları için mevcut lisanslama sistemlerinin hayata geçirildiği bir dönemde, Hong Kong’un büyüme ile denetim arasında bir denge bulması gerektiği tartışılıyor.

